Oturmaya Gelmeyin!

Van Ticaret ve Sanayi Odası adayı ve aynı zamanda 15 yıllık başkanı Zahir Kandaşoğlu’nun adaylık tanıtım toplantısındaydık.

Malum, Van TSO’nun hareketli seçim sürecinin iki isminden birisi kendisi.

15 yıl başkanlık yaptıktan sonra bıraktığı, sonraki seçimde de kazanması için büyük çalışmalar yaptığı Necdet Takva ile bu kez rakip olarak seçim yarışına girecekler.

Demokratik seçimlerde herkesin, istediği şekilde aday olması kadar normal bir durum yok. Burada anormal olan seçim yarışında işlerin iyice çağrından çıkmış olması, sosyal medyada kişiliklerin, hakların, hukukların ayaklar altına alınmış olması...

Halbuki.

Kandaşoğlu’nun‘19 altın proje’ diye adlandırdığı projeleri tanıttığı gecede sadece projelerin konuşuluyor olması ne kadar da yerinde bir adımdı.

Atışma yoktu.

Sataşma yoktu.

Kavga yoktu.

Gürültü yoktu.

Kandaşoğlu büyük projeler sunup yeniden ‘VATSO’ diye adlandırdığı oda için “Büyük konuşuyorum, büyük işler yapacağım” dedi.

Bu arada projeleri dinlerken “Keşke Van TSO başkanı değil de belediye başkan adayı olsaydı” diye içimden geçirmedim de değil. Projelerin bir çoğu odadan çok belediye ayarında ‘büyük’ işlerdi çünkü. Aynı şeyi düşünen çok fazla isimle de karşılaştım.

Zira siyaset arenasında şansı yaver gitmese de halk nezdinde tanınan, bilinen ve sevilen bir isim olan Kandaşoğlu’nun bir belediye başkanı olması bir çok kesim tarafından dile getirilen ve talep edilen bir konu. Yani projeleri bunu gerektirdiği için değil Kandaşoğlu’nun halk nezdinde etkisinin farklı bir tarafı olduğundan böyle bir düşünce hasıl oldu. Yoksa oda, borsa, STK ve diğer görüşlerde kimin nereye aday olduğuna karışmak haddimize değil.

 

***

 

Kandaşoğlu’nun proje tanıtım toplantısı vesilesiyle oda, borsa seçimlerine biraz daha detaylı bakmak gerekiyor.

Esnaf nasıl görüyor bilmiyorum ama bizim buradan bakınca durum hiç de iç açıcı değil.

Geçtiğimiz yıl sonundan bu yana süren, ertelenme ile birlikte askıya alınan süreçte oda seçimlerinin siyasi seçimlerden farkı kalmadı deyim yerindeyse.

Her seçim dönemi adeta bıçakla ayrılır gibi ikiye ayrılan, kutuplaştırılan halkın durumu nasıl ise esnaflar da aynı hali yaşamaya başladı.

Bu kadarına gerek var mı?

Projeler, yapılanlar, yapılmayanlar konuşulması gerekirken olayın 3’üncü şahıslar eliyle çığırından çıkarılmış olması Van açısından tam anlamıyla ‘kayıp’tır.

Nihayetinde bu odaların, borsaların, STK’ların seçim amacı temsiliyettir.

Ortada mazhar olunması gereken şey esnafın oyu, teveccühü ve temsiliyetidir.

Bunun yerine ‘birbirlerine’ giren, ya da olayın bu hale girmeleri için büyük çaba veren isimlerin Van konusunda da gardlarının düştüğünü görmek gerekiyor.

Birileri olayı öyle boyutlara taşıyor ki, Van’ı ve Van’ın vizyonunu konuşması gerekenler sadece karşılıklı sataşmalar, eleştirilere ve zaman zaman hakaretlere cevap vermekten öteye geçemiyor.

Onlar da kaybediyor, Van da...

 

***

 

Olayı sadece Van TSO seçimleri, Van Ticaret Borsası olarak değerlendirmeyin.

Son dönemlerde de seçimi yapılan bir çok oda oldu.

Önemli esnaf kuruluşlarında yarışlar yapıldı.

Bu seçimlerde de en az duyduğumuz şey yine projeler olmuştu.

En çok odası olan odalar, en az proje konuşan, en az esnafı lehine çalışmalar yapanlar oldu.

İşin bu noktaya gelmiş olması sizce de acı değil mi?

Son yıllarda listelerin renkleri, grupların tarafları, birilerinin adamları, partilerin adayları, siyasetçilerin destekledikleri gibi türlü yakıştırmalar dışında başka şeylerle anılmayan oda ve borsa başkan adayları neden en az yaptıkları, yapamadıkları ve yapacakları ile konuşuldu?

Bence burada hepimizin büyük suçu var.

Niye mi?

 

***

 

Çok uzağa değil.

Yakın dönemdeki önemli gelişmelere bakalım.

Bizim kentteki bu kuruluşlarımız 2011 depremi sonrası en önemli konuların başında gelen Vergi Terkini, esnafın SGK borçları ve diğer ödemeler gibi konularda ne kadar etki edebildi?

Hadi vergi terkini çok başka yerlere çekildi?

Diğer kentsel konuların hangisinde öne çıkıp girişimler yapıldı?

Ya da kentin önemli sıkıntıları konusunda kimler bir kaç kelam edebildi?

Mesela lobi oluşturma çabası var.

Ya da bir kent kimliği.

Kimler esnaflarını temsil etme göreviyle birlikte bu konuda kendisini sorumlu hissedip girişimlerde bulundu?

Çok az oda, STK vs. yaptı bunu.

Geriye kalanlar uzun yıllardır oturdukları koltuklarını korumaktan öteye geçmedi.

 

***

 

En son örneğimiz Van Güçbirliği Platformu toplantısı idi.

Bu tür toplantılarda her toplantının ilgili bakanı ile birlikte aynı masaya oturup Van’ı konuşma fırsatı yakalıyoruz.

Sorarım... Çok üyeli, çok etkili, çok sesli odalara, borsalara.

Bu toplantılarda niye sus pussunuz?

Bu kentin sorunlarını anlatmak, ya da sorunlarını anlatırken ‘kötü çocuk’ olmak hep birilerinin boynunun borcu olarak mı kalacak?

Mesela Van’ın Çevre Yolu ile ilgili sıkıntısını anlatmak Necdet Takva’nın zorunlu görevi midir? Vergi Terkini’nde olduğu gibi ondan başka kimse konuşmayacak mı?

Niye kimsecikler kalkıp konuşmuyor?

Sosyal medyaya gelince mangalda kül bırakmayan bir çok isim bu tür toplantılarda sus pus olmayı tercih ediyor.

Sonra da son toplantıda olduğu gibi ilgili bakan belgeler, rakamlarla, sayılarla ‘patır patır’ bize olması gereken cevabı verip gidiyor.

Biz de hep zayıflığımız ile kalıveriyoruz.

Ötesi de yok.

 

***

 

Netice olarak. Oda ve borsa seçimleri Nisan ayında neticeleniyor.

Tüm odalarda değişim tamamlanmış olacak.

Van TSO ve Van TB seçimleri bu noktada kritik.

Hem Van TSO hem Van TB esnaf temsiliyeti görevinin dışında önemli birer STK. Her ne kadar Van TB bunu son dönemde bitirmiş de olsa önceki yıllardaki etkisi büyüktü.

Hem de çok büyük.

Mesela Ekonomi Konseyi diye büyük bir güç vardı.

Ve bu konsey 2011 depremi sonrası Van gibi yıkık bir kentte ciddi bir mücadele veriyordu.

Kente dair meselelerde baskı yapıyordu.

O dönem Van TB olarak Ekonomi Konseyi’ne dönem başkanlığı yapan Feridun Irak, Van konusunda müthiş bir ‘baskı’ kurma becerisiyle başkanlık yapıyordu.

Şimdi ise... Her şey ortada. Anlatmaya gerek yok.

Ticaret ve Sanayi Odası’na gelince.

Şüphesiz ve tereddüte yer vermeyecek şekilde temsiliyeti ve ağırlığı en büyük kuruluş.

Haliyle seçilecek ismin getirisi-götürüsü önem arzediyor.

Nihayetinde son 10-15 yıllık döneme baktığınızda birden fazla milletvekillinin de çıkış noktası yine Van Ticaret ve Sanayi Odası.

Bir de bu yanı var.

Haliyle dediğiniz her şey önemlidir, konuştuğunuz her şey ciddidir ve mücadeleniz kentin mücadelesidir.

Bu yüzden artık ucuz kavgalar, tartışmalar bir kenara atılıp bu işin kavgası tartışmalar üzerinden yapılmalı.

Sonunda...

Herkes yine bildiğini okuyacak biliyorum ama.

Hiç bir şey eskisi gibi değil.

İsteyenin istediğini okuyacağı bir süreç değil herkesin Van’ı doğru okuyup doğru konuşması gereken ve doğru işler yapması gereken bir süreç var önümüzde.

İş yapmayana, oturmaya gelene yer yok.

Sadece boş yapmak ya da oturmak için geliyorsanız da gelmeyin.

Kimse kabul etmez.

Haberiniz olsun.

XGÜNDEM DERGİSİNDE ALINDI

 

YORUM EKLE