• 08 Nisan 2018, Pazar 13:31
Bekir Güneş

Bekir Güneş

Van TSO seçiminin kazanan ve kaybedenleri!

Van'da aylardır büyük bir curcunaya sebep olan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yapıldı. Son 5-6 aydır neredeyse bu seçimler dışında hiçbir şey konuşulmadı. Nereye gitsek, herkes aynı soruyu sordu; "Sizce bu seçimleri Takva mı kazanır Kandaşoğlu mu?"

İlk zamandan seçim gününe kadar hep aynı şeyi söyledim, 'Van için Van esnafı için hayırlısı kimse o kazansın' dedim. Ve dün yapılan seçimleri 14 gruba karşı 5 ile Ekonomide Değişim Hareketi (EDH) ile Necdet Takva kazandı. Seçim sonunda kaybeden taraf olan Kandaşoğlu yaptığı açıklamada, "Uluslararası bir suç şebekesi ile karşı karşıyayız. Bu seçimlerde şaibe var. Müfettişler ve devlet yetkilileri üzerlerine düşeni yapmamıştır" dedi.

Necdet Takva ise yanına meclise seçilemeyen eski yönetim kurulu üyelerinden Yavuz Karaman'ı alarak, "Biz kazandıklarımızdan ziyade kaybettiklerimize üzülüyoruz." dedi. Yavuz Karaman'ı ben de tanırım iyi bir insandır ancak onun için sosyal medyada "Yüce adam, uzun adam, kahramanımız" gibi sıfatlarla bir kampanya yapılmasını da çok anlamlandıramadım. Karaman'ın grubunda esnaf tercihini farklı şekilde kullanmıştır. Onlara saygı duymak gerekir. Karaman'da elbette ki yine EDH ve çalışma arkadaşları ile yoluna devam edecektir. Bu kadar yaygara koparmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Kaybeden Kandaşoğlu için "Niye bu kadar isyan ediyor, kaybetti işte" diyenlerin bir kişi için bunu yapmaları, genel olarak kaybetmeleri durumunda neler yapacakları yönünde kötü ipuçları veriyor.

Çok yorucu ve yıpratıcı bir seçim süreci oldu. İnsanların seçimden hemen sonra abartmamaları doğrultusunda bir duygu boşalması yaşamalarını da yadırgamıyorum.

Bu seçimin görünen galibi Necdet Takva, mağlubu ise Zahir Kandaşoğlu oldu. Bir de bu seçimin görünmeyen galipleri ve mağlupları var. Ben daha çok onların üzerinde durmak istiyorum.

Necdet Takva'nın yakın ekibi ve EDH yöneticileri bu seçimin bence kesin galipleridir. Karşı taraftan yüzlerce iddiaya, sert açıklamalara karşı hiçbir zaman duruşlarını ve üsluplarını bozmadılar. Çünkü, Takva ve ekibi için iki farklı iddiada bulunuluyordu.

1- Kandaşoğlu tarafından bu kişiler TSO yönetimine getirildi. Bunların çoğu dünkü çocuktu. Basit otel müdürlüklerinden gelmişlerdi. Bu işleri çok fazla anlamıyorlardı. Bu yüzden de Van ekonomisi çok geriye gitti. Bu kişilerin beli kaprisleri yüzünden hükümet Van'a tavır aldı.

Birinci iddia bu yöndeydi ve birçok paylaşımda bunlar dile getiriliyordu.

2- Bunlar uluslararası bir suç şebekesi haline dönüştü. Odanın bütün genleri ile oynadılar. NCA kodları ile oynadılar. Grupların DNA'sı ile oynadılar. Herkesi bir yerlere attılar. Ankara'dan Hisarcıklıoğlu ile ve müfettişler ile anlaşıp her şeyi kendilerine göre dizayn ettiler.

İkinci iddia ise bu yöndeydi. Yani bunlar hem işten anlamaz, dün ki çocuklar, hükümetin tavır aldığı kişilerdi hem de on yıllardır bu işlerin içinde olanların bile akıl edemeyeceği Uluslararası işlere girip bütün sistemin kodları ile oynayabilecek bir ekipti. Bu ikisi ile aynı anda eleştirilmek ve sakin durmayı becerebilmek gerçekten çok ciddi bir iradeyi gerektirir. Onun için bu süreç boyunca esnaf esnaf gezip oy toplayan, ama bütün bu iddialara karşı sakin durmayı başarabilen başta Yusuf Konak ve diğer EDH yöneticilerini tebrik ediyorum. Onlar  bu seçimin kazananlarıdır bence.

Şimdi de bu seçimin kaybedenlerine gelelim. Bence Zahir Kandaşoğlu, bu seçimin görünen kaybedeni olsa da asıl kaybedeni değildir. Kandaşoğlu bir kez daha büyük bir özgüven ile ortaya çıkmış ve çalışmalarını yürütmüştür. Seçimlerde her zaman kazanan ve kaybedenler olacaktır. Ancak seçimlerin yanı sıra bir de toplumun bir kantarı vardır. Kandaşoğlu'nun yanında bulunan ve seçim sürecini daha çok onların yürüttüğü ekip kaybetmiştir.

Ancak şunu da söyleyeyim o ekipten kazanmak için en yoğun uğraşı veren kişi de Şemsettin Bozkurt oldu. Bozkurt'un OSB seçimlerinin ardından bu seçimde de kaybetmesi ona ciddi bir tecrübe kazandırdığını düşünüyorum. Kandaşoğlu'nun ekibi bence rakiplerini doğru bir şekilde analiz edemedi. Özelikle sosyal medya üzerinde çok irrite edici söylemlerle insanların tepkilerini çektiler. Küfür ve hakaret boyutuna varacak birçok paylaşımı Kandaşoğlu ve yakın çalışma arkadaşları da paylaştı. Basın ayağını çok iyi kullanamadılar. Sürekli olarak basına yönelik eleştiriler ve hakaretlerle basını da kaybettiler. Onun için ben Kandaşoğlu'nun yanında yer alanların büyük bir bölümünü kaybedenler kulübüne dahil ediyorum.

Ve bu seçimin en büyük kaybedeni ise kendilerine "Gazeteciyim" diyen bazı kişilerdir. Hem Necdet Takva'nın yanında hem de Kandaşoğlu'nun yanında kayıtsız şartsız onları canhıraş bir şekilde savunan bu arkadaşlar bence bu seçimin ve yakın geleceğin en büyük kaybedenleridir. Sosyal medya üzerinde adaylardan çok bu arkadaşlar birbirileri ile yarıştı. Gazetecilik kimliğini bir tarafa bıraktılar. Savundukları adayların kazanmasını kendi kaderleri haline getirdiler. Az önce Takva'nın ekibi için söylediğim o iradeyi bile gösteremediler. Elbette bireyler olarak sempati duyduğumuz kişiler olabilir ama mesleğimiz gereği bu kadar taraf olmamızı gerektirmez. Daha önce be seçimler için 2 yazı yazdım. İki tarafa yönelik de eleştirilerim oldu. İki taraftan da bu eleştirilere karşı sert tepkiler aldım. Ama Gazeteci'nin görevi tepkileri düşünüp hareket etmesi değildir. Gördüklerini ve tespit ettiklerini doğru bir şekilde yazması ve haber yapmasıdır.

Ben bu süreçte en çok meslektaş olarak gördüğüm arkadaşlarımın düştüğü bu duruma üzüldüm.

Onun dışında seçim sonuçları Van esnafı için hayırlı uğurlu olsun. Takva ve ekibinin geçen dönem vaat edip yapamadığı önemli işler vardı. Bu konuları seçim sürecinde ben de yazıp eleştirdim. Sınır kapısı, vergi terkini gibi konular umarım bu dönemde çözüme kavuşturulur. Van'ın bugün en büyük sorunu demokrasinin yanında ekonomik sorunlardır. Bu sorunlar konusunda ciddi riskler alıp ellerini taşın altına koymalıdırlar. Takva'nın siyasi bazı konularda da eksiklikleri oldu. Tekrar uzun uzun burada anlatmaya gerek yok ama insanlar bunları görüyor. Karşılarında artık çok güçlü bir muhalefetin olduğunu unutmamaları gerekiyor.

Kandaşoğlu ve ekibi seçimde bazı hukuksuzlukların olduğunu iddia ediyor. Demokrasinin en vazgeçilmez unsurlarından biri itiraz mekanizmasıdır. Türkiye'de artık çok fazla hissetmediğimiz hukuki noktalarda da itirazları ve sonuçları takip edeceğiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık