Virütik Stratejiler - 1 -

Dünya her geçen gün daha da karmaşık bir hale gelmekte ve uluslararası sistemdeki ‘belirsizlik’ girdabı daha da derinleşmektedir. Bugünlerde bu süreci ziyadesiyle hızlandıran ve adeta bir katalizör görevi gören ‘koronavirüs’ hadisesidir.
 

Virütik kaos boyunca, uluslararası sistemin ana unsurları fazlasıyla yıprandı ve dünyadaki güç mücadelesi biraz gölgelendi. Dünyanın farklı coğrafyalarında vuku bulan çatışmalar ve güç mücadelelerine bir virüs arası verilirken bu esnada bu yüksek temponun muhatabı olan bazı devletler, bu süreci bir toparlanma ve stratejik yaklaşım dönemi olarak değerlendirme çabasındadır. Bunu açmak gerekirse örneğin ABD, Pasifik ve Çin eksenli politikalarını yeniden değerlendirme ve bilhassa teknolojik temellere dayanan, Çin ile mücadelesini farklı boyutlarda masaya yatırma fırsatı bulmuştur. ABD dış politikasının temelini oluşturan stratejik kurumlar, Panda’nın (Çin) giderek göbek büyütmesi gerçeğini ve küreye yayılımını kabullenmişlerdir. Ana strateji, Çin’in mega yayılımının yavaşlatılması ve onun küresel liderliğe soyunmasını sağlayan kritik altyapısını tahrip etmek üzerine bina edilmiştir.Çin ise Huawei,5G ve yapay zeka temelli sistemler çerçevesinde ABD’ye meydan okumasını sürdürmek amacı gütmektedir. Çin, küresel ölçekteki sıçrayışının dayanak noktasını, Bir Kuşak Bir Yol Projesi olarak belirlemiştir ve bu kapsamda bu hattın geçeceği ülkelere devasa yatırımlar yapmaktadır.

Bu proje; kültürel,finansal,ticari,stratejik ve politik  boyutlarıyla kürenin atmosferini çarpıcı şekilde değiştirme potansiyelleri taşımaktadır.Pandemi sürecinde Çin, birçok ülkeye nüfuz etmek gayretindedir ve bu açıdan medikal teknolojiler ve materyaller işin merkezindedir. Öte yandan bu dönemde Rusya’nın da  hamleleri dikkatle irdelenmelidir. Putin ile birlikte eski hülyalarına kavuşan ve bilhassa Orta Doğu’ya hipersonik bir hızla giriş yapan Rusya, bu virütik mola boyunca Suriye, Libya, Lübnan ve İran ile ilgili çok kapsamlı politikalarını daha etkin hale getirme ve tahkim etmek yönlü politikalar yürütmektedir. İstihbarati ve devletler arası dünyada şu bir gerçek ki, barış ve sükunet dönemleri, düşmanla ilgili hayati bilgiler toplama,işleme ve bunları vurucu politikalara dönüştürme dönemleridir. İşte bu pandemi de, görece bir küresel sükunet iklimi oluşturmuş ve kaostan faydalanmak maharetine sahip devletlere de yeni kapılar aralamıştır .Bu eksende Moskova, Orta Doğu temelli yerel aktörlerle bir satranç ustası titizliğinde etkileşime geçmekte ve gelecek günlerde, virüs sonrası tam anlamıyla start verilecek yeni çatışma dalgaları için faydalı ve kullanışlı aktörler bulmaktadır. Bugünlerde Moskova, Orta Doğu ile her zamankinden daha fazla ilgilenmekte ve bunun, Akdeniz ve küresel yönetişim masasında olmak için hayati önemde olduğunu iyi bilmektedir.  
 

Pandemi prosesi bakımından tetkik edilmesi gereken bir diğer devlet de İngiltere’dir. Brexit süreci ile birlikte yeni bir siyasal düzleme geçen ve eski şaşaalı günlerine dönmek isteyen Londra, İngiliz Milletler Topluluğu ile yola devam kararı almıştır. Yaklaşık olarak 50 devletin bulunduğu Milletler Topluluğu, geleceğin dünyasını etkileme ve belirleme hususiyetleri taşımaktadır. Pandemi süreci ile birlikte Londra, başında bulunduğu topluluğa bazı bölgesel ve kilit aktörler eklemleme gayreti içerisindedir.Ortak çıkarlar temelli argümanlarla menzile giren İngiltere, kendi AB’sini kurma çalışmalarına ivme kazandırmıştır.  

YORUM EKLE