Tecrübenin Sonu Yok

  2018 yılı. Mart ayında sevgili kızım Pınardan bir telefon geldi. Hepimizi neşelendirecek ve mutlu edebilecek bir haberdi. Benim prensesim bebek bekliyordu. İnanılmaz bir sevinç ve mutlulukla kendisini ve sevgili eşi Berkayı kutladım.

 
İçim içime sığmıyordu. Biraz şaşkın biraz heyecanlı azda merakla bir kaç ay sonra bizlerle buluşacak bebeği (Barla’sı)merak ediyordum.Kime benziyordu. Esmermiydi  yoksa sarışınmıydı. Hiç bir fikrimiz olmadan dokuz ay sabırla onun bizlerle buluşmasını bekleyecektim.

  Fakat bilemedimki  bu doğum hayatımın en büyük tecrübesi olucaktı.Yaşadığım bütün tecrübeleri alt üst edecekti.İstemeden yaşadığım bu doğum olayı benim hayata bakışımı farklılaştıracaktı.

 Doğuma bir kaç hafta var. Her şey dualarla  yolundaydı.Pınar arada bana soruyor anneciğim  doğumuma  girmeyi düşünürmüsün diye. Ben şiddetle red ediyorum. Çünkü acı eşiğim düşük olduğu için ve doğumda yaşanacak ortamı kaldıramayacağımı bildiğim için tek ağzımdan çıkan hayır kelimesiydi.Kendi doğumumda  korkudan bayılan biri olarak öyle bir yüreğe sahip olmadığımı net bir şekilde biliyorum. O siyah gözleriyle yüzüme bakıyor. Benden alamadığı cevabı bu kez eşi Berkaya yönlendiriyordu.Maalesef ondanda hayır yanıtını alınca yüzünde düşünceli bir ifadeyle kaderine razı geliyordu.  Doğum odasında yalnızmı olucam diye söyleniyordu.

  Oysa ben Pınarımın bütün zamanlarında yanında olmuştum.Hiç bir zaman ellerini bırakmamıştım. Hani büyüklerimizin bir cümlesi var yüzün çamura gelmeden arkandayım diye . İşte biz pınarla böyle bir hayat paylaşmıştık. Bu hayatta en değerlim ve en kıymetlimdir o benim.Fakat bu isteği duygu olarak beni aşıyordu.Bende, orda tanık olacağım olayları kaldıracak yürek yoktu.

  Aslında isteğinde  haklıydı. Fakat bu olay çok farklıydı ve ben bunu kendime kabullendiremeyordum.Günlerce kendimi telkin etmeye çalıştım. Beynim mümkün değil ihtimal yok diye bağırıyordu. Kalbim olmaz diyordu. Bu konuda nettim.Doğumda kapıda bekleyecektim.

  Ve nihayet hastanedeyiz. Pınar’ı itinayla doğum odasına alıyorlar.Doğum normal olucak. Arada doktoru kontrol için odasına girip çıkıyor. Espiriler havada uçuşuyor ve gülüyoruz. Aslında hepimizde garip bir heyecan ve duygu karmaşası var.Ama birbirimize his ettirmemeye çalışıyoruz.Kim bilebilir belkide korkuyoruz?

  Son kez doktor ekibiyle içeri giriyor. Kapılar kapatılıyor.Berkay ve ben odada kalıyoruz. Doğum odasından dışarı çıkma şansımız maalesef yok denecek kadar azalıyor.Bayağı şaşkın bir şekilde ortama adapte olmaya çalışırken  bana ve Berkaya bakan bir çift mutlu siyah gözle karşılaşıyoruz. Dokturumuz doğumun başladığını bildiriyor.

  İşte o an kalbimin atışlarının hızlandığını his ettim. Ellerim buz kesmişti.Hiç bir şey düşünemiyordum .Nafile, toparlanmaya çalıştım ve  bütün gücümü toparlayarak ellerinden  tutum. Birlikte doğa üstü bir olay yaşıyorduk. . Şimdi beni bekleyen görev hem zordu hemde heyacan doluydu.Belki bir kaç saat yaşanacak ve bitecekti.Kalbimin küt küt atışlarını durduramıyordum. Konuşmayı seven ben maalesef cümle kuramıyordum.

  Bütün zamanlar durmuştu. İbreler hareket etmiyordu.Biz başka bir boyuta yükselmiştik. Kolay değildi bir Candan başka bir canın çıkması.İnsanın aklı almıyordu.

 Kızımın yüzündeki o karışık ifadeleri görmek.Hamle üstüne hamle yaparak bir an önce evladına kavuşma isteğini ve heyecanını yaşamak.Gözlerinden akan bir kaç damla sevinç göz yaşını silmeden seyretmek kısacası yaşadığı duygu fırtınası görülmeye değerdi.Hayatım boyunca unutamayacağım dakikalara tanıklık etmek oldukça zordu.İçimden sesiz çığlıklar yükseliyordu. Belki bir ressam olsaydım , orda yaşadığım bir kaç anı seri halinde cizebilirdim.

  İlk 45 dakkika zor bir süreçti. Nefes almak,bir kaç damla göz yaşı dökmek ve iki yudum kahve içmek iiçin dışarı çıktım . Tesadüfen çok sevdiğim bir dostum telefon etmişti. Doğum başladığında lütfen bu ayeti okuyun demişti. Sümmes,sebila yessera . Doğum kolay geçecek emin ol bundan diye söylemişti.Kaç kez okudum hatırlamıyorum. Dilimde sadece bu 3 kelime ve Allah’ın adı vardı.

 Tekrar geri geldim Doğum odasına. Kızım o siyah gözleriyle etrafa umut saçıyordu. Anne olmak gerçekten bir insanın ulaşa bildiği en üst duyguydu.Fakat  Allah’ın insan oğluna bahşettiği en güzel duygulardan biri olan sabırıda burda o kadar net yaşadımki bunu sizlere kelimelerle ve cümlelerle  anlatamam bile. Bin kez kucaklamak istedim evladımı. Ve ona yürekten teşekkür etmek istedim. Bana bu özel günü yaşattığı için.

   Derken bebeğimiz dualarla dünyamıza ve hayatımıza hoş gelmişti.Kızım merakla bebeğini görmek isterken  Sevgili dokturumuz elindeki makası eşi Berkaya uzatarak anne ve evlat arasındaki  göbek bağını kesmesini arzu etti. İşte bu olay benim koptuğum an oldu. Baba evladının göbek bağını keserken yüzlerindeki şaşkınlık ifadesi görülmeye değerdi.Berkayın cesaretine hayran kaldım.Ben sadece gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında bir rüyada olduğumu his ettim.Hemşire hanım hemen bebeği aldı bir kaç işlemden sonra Barla’sı odadan çıkarmadan annesinin göğsünün üstüne bıraktı.

 Ve benim prensesim anne olmanın sevinç’iyle kulağına hoş geldin hayatımıza cümlesini fısıldıyordu.

  Evet Barlascığım hoş geldin hayatıma ve hayatımıza.

  Ve dokturumuza ve hemşiremize müteşekkirim.

  Kızıma sözümdür. Nasip olurda ikinci bebeği düşünürlerse hiç teklif etmeden doğumunda  yanındayım. 

  Bütün annelere ve eşlere tavsiyedir. Lütfen kızlarınızın doğumuna girin ve onlarla bu dakikaları paylaşın. Hiç zor değil bilakis hayatta gerçek değerlerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha yaşayın.Hayatınızda edinebileceğiniz en büyük tecrübe bu olmalı diye düşünüyorum.

   Ben  bu yaşadığım olayda bir çok şey anladım ve öğrendim. Önce yaradana çok daha şükür ve teşekkür etmem gerektiğini, Cennettin  gerçekten annelerin ayaklarının altında olduğunu.Ve kadınlarımızın allah tarafından yaratılmış en yüce varlıklar olduğunu ve lütufların en güzeli olduğuna inandım.Ben anladımki biz kadınlar olmasak dünya renksiz ve eksik kalırmış. Bütün menekşe ve güllerin kadınlarımız olduğunu öğrendim.

 Ve ben anladımki doktor olmak herkesin harcı olmadığı gibi , mesleklerinde en yücesiymiş.Lütfen bu güzel değerlerin kıymetini bilelim . Unutmayınız kadınlar olmasa sizler olmasınız ve unutmayınki doktorlarımız olmasa bizler bu güzelliklere sahip olmayız.

 Ve ben anladımki Nirvana’ya ulaşmak için  önce kadın sonra anne olmak gerek..Sevgimde Kalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Cansel Cakir
Cansel Cakir - 3 ay Önce

Ablacim inanki gozyaslariyla okudum bu guzel dizeleri cok duygu yukluydu, gecenlerde kizim bana dediki; mummy Sen turkiyeye gidersen, benim dogumuma gelirmisin, yanimda olurmusun diye sordu, tabi saskinlikla once bir evlen sirasi geldimi, gelirim tabiki dedim, sarildi seni cok seviyorum dedi , dunyanin en guzel duygusu ANNE olmak.. Rabbim yavrularimiza guzel yazgilar yazsin

Gülnihal Başıbüyük
Gülnihal Başıbüyük - 3 ay Önce

Sevgiciğim kutluyorum tebrikler ben bu anlattığın duyguyu beş torun sahibi olarak beş defa yaşadım unutulmaz anılar duygularla mükemmel anılar ne mutlu sanada Pınar’ın bu güzel anı yaşatmış çok güzel anlatmışsın duygularını sen pınarına çok mükemmel bir annelik yaptın Pınar’da seni bumutlulukla barlasla ödüllendirdi nemutlu güzel anneane geçmiş olsun sevgiyle mutlulukla huzurla büyütün Barlasınızı

banner8

banner7