Kardelenlerin Gözyaşları

Üniversite kayıt işlemleri bitti. İlk ve orta öğretim öğrencileri de pazartesi günü  ders başı yapacak.

Ya peki, böylesi hayatı bir meseleye dair kentimizde zerre kadar gündem var mı?

Bu çocuklar üniversiteye kayıt yaptırdı?

Kaç öğrenci üniversiteyi kazanabildi?

Kazananlar, gidip kayıt yapabildiler mi, barınma sorununu çözebildiler mi?

Özel okulların ve Özel dershanelerin başarı grafikleri nasıl?

Özel okulların eğitim ücretleri ne durumda?

Tüm bunlara dair, herhangi bir panel ya da çalıştay yapıldı mi?

Bildiğim kadarıyla HAYIR...

Gelelim madalyonun diğer yüzüne.

Peki bu çocuklarımız hangi koşul ve şartlar da eğitim yapıyor ya da bu çocukları ne kadar sahipleniyoruz?

Bu mevzuya girerken küçük bir anekdot paylaşayım.

Otellerin, yurtların olmadığı yıllarda, baskale gibi küçük bir ilçede, her evde, köyden gelen üç-beş öğrenci okurdu.

Kimi zaman öğrencilerin üst başları da ev sahibi tarafından temin edilirdi.

Gelelim günümüze.

Hayat şartları zorlaştı.

Yoksulluk sahası genişledi.

Ama buna rağmen eğitim sahası da genişledi.

fazlasıyla zeki ve başarılı çocuklarımız var.

Bakıyorsun, Başkale’nin, Çatak’ın, ya da Özalp'in en ücra köylerinde bakıyorsun ki bir kız çocuğu Tıp, bir diğeri hukuk bir diğeri mühendislik fakültesini tutturmuş.

"Vay be" diyorsun.

"Helal olsun" diyorsun.

İnsanın göğsü kabarıyor.

Lakin gel gör ki öylesi dramlara tanıklık ediyorsun ki insanlığından utanıyorsun.

Dağ yamacındaki köyde okuyan kız Tıp Fakültesi tutturmuş ama kayıt yapmaya gidecek olanağı yok.

Bakıyorsun kentin varoşundaki sobalı evde okuyan kız çocuğu hukuk fakültesini kazanmış barınacak yeri yok.

Çocuk ilk okula gidecek velisinin cebinde kırtasiye alacak parası yok.

Vatandaşın biri çocuğunu, özel araçla özel okula götürüyor diğerinin ayağında ayakkabısı yok.

İşte tam da bu sırada tanık olduğun travmalardan dolayı isyan edesin geliyor.

Sağına bakıyorsun marketler zinciri.

Soluna bakıyorsun özel hastaneler.

Arkanı dönüyorsun inşaat holdingleri.

Başını kaldırıyorsun özel okullar ve özel dershaneler.

Ya peki bizim duyduğumuz bizim tanık olduğumuz bu dramları onlar duymuyor mu???

Bu kentin siyasileri ve bürokratları bu gözyaşlarını görmüyor mu?

Allah peygamber aşkına soruyorum size.

Bu kentin sıcak parasını günü birlik kendi merkezlerine aktaran Migros, Carrefour, BIM, A101 gibi marketler zinciri, kaç tane Vanlı kız çocuğuna burs veriyor?

Vanlı bir yolcuyu 750 liraya taşıyan THY kaç yoksul öğrenciyi, okul kazandığı yere ücretsiz taşıyor?

Gidin sorun özel hastanelere (hayırlısı ile bu halkın parası ile 2 veya 3’ü şubelerini açacak olan hastahanelere), kaç tane dar gelirli Vanlı öğrenciye barınma sorununda yardımcı oluyorlar?

Özel okullar ve özel dershanelerin kaç yoksul öğrenci kontenjanları var?

Gecelik oda fiyatları 300 - 400 dolar olan otellerin eğitim destek projeleri var mı?

Otobüs filolarının kentten haberi var mı?

Allah aşkına soruyorum.

Böylesi hayatı bir konuda siyasilerin bir eylem planı var mı?

Sadece soruyorum.

Lakin onların kazançlarına göz dikmiş değiliz.

sadece insani ve vicdanı sorumluluklarını sorguluyoruz.

Unutulmasın ki bu çocuklar bu kentin.

Onlar da bu halkın cebinde çıkan parayla servetlerine servet katıyorlar.

Üç-beş parça kırtasiye-giyecek alıp okullarda dağıtarak ve bunu show'a dönüştürerek bu çocuklara karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmiş olamazlar.

Her şeyi devlette beklemenin manası yoktur.

Bu bir toplumsal sorumluluktur ve bunun vebali hepimizin vicdanını yaralar.

Çünkü KARDELENLER GOZYASI AKITIYOR.

ÇÜNKÜ KARDELENLER AÇMADAN SOLUYOR

Anlayana!!!

YORUM EKLE