Van Barosu: Bölgemizde şiddet ve ölüm meşrulaştırılmaktadır

Van Barosu Kadın Hakları Komisyon üyesi Avukat Rabia Özgökçe, Bölgede her gün sivillerin katledildiğini söyleyerek, "Her gün sivillerin katledildiği bölgemizde şiddet ve ölüm meşrulaştırılmaktadır. Savaşın kirli yüzü en fazla kadınlar ve çocuklar üzerinde ortaya çıkmaktadır" dedi.

Van Barosu: Bölgemizde şiddet ve ölüm meşrulaştırılmaktadır

Van Barosu Kadın Hakları Komisyon üyesi Avukat Rabia Özgökçe, Bölgede her gün sivillerin katledildiğini söyleyerek, "Her gün sivillerin katledildiği bölgemizde şiddet ve ölüm meşrulaştırılmaktadır. Savaşın kirli yüzü en fazla kadınlar ve çocuklar üzerinde ortaya çıkmaktadır" dedi. 

Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Van Adalet Sarayı önünde izin verilmeyen açıklama adliyeye yakın bir noktada yapıldı.Baro Başkanı Zülküf Uçar ve çok sayıda kadın avukatın katıldığı açıklamayı Baro Yönetim Kurulu üyesi Rabia Özgökçe yaptı. 

25 Kasım'ın baskılara yenilmeyen yürekli kadınların, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, ırkçılığa ve kadınları, kadın haklarını yok sayan sistemlere karşı mücadele ettiği gün olarak ölümsüzleştiğini söyleyen Özgökçe, demokrasinin hukukun ve toplumsal birlikteliğin baskı altına alındığı böyle bir sürecin özellikle kadınlar ve çocukların hayatı üzerinde önemli etkiler bıraktığını belirtti.

 'AKP HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE KADINA YÖNELİK ŞİDDET YÜZDE 400 ARTTI'

Kadınların yaşam alanının bilinçli daraltılması, toplumsal yaşamdan koparılıp eril zihniyetin tahakkümü altına alınması politikalarının bir nedeni olduğunu söyleyen Özgökçe, bu tahakkümün korkulu rüyasının kadınlar olduğunu belirtti. Özgökçe, "Kadına şiddetin yaygın ve ağır bir sorun olduğunu son dönemde açıklanan uluslar arası izleme heyeti raporları, sivil toplum kuruluşları raporları ve devlet kaynaklı verilerden açıkça görmekteyiz. 2017 yılında 409, 2018’in ilk 10 ayında ise 336 kadın, desteğini ve gücünü yaşamın her alanında izdüşümleri olan ataerkil zihniyetten alan erkekler tarafından katledilmiştir. Mevcut iktidar döneminde kadın cinayetleri yüzde bin 400 artış göstermiştir. Yine devlet kaynaklı verilere göre, ülkemizde her gün yaklaşık 400 kadın şiddete maruz kalmaktadır. Türkiye'de her 10 kadından 4'ü ise şiddetle karşı karşıyadır" dedi.

 'KADINLAR YARGININ ŞİDDETİNE DE UĞRUYOR'

Sözleşmelere ve yasalara rağmen Türkiye’de halen her gün kadınların öldürüldüğünü, kadına yönelik her türlü şiddetin ise artarak devam ettiğini aktaran Özgökçe, "Bu da göstermektedir ki; sadece sözleşmenin imzacısı olmakla yetinilmiş  ve sözleşmedeki standartların yasaya ve uygulamaya yansıması açısından yeterli özen gösterilmemiştir. Baba, koca, erkek, arkadaş, patron, şiddetinden kaçan kadın yargıya sığınmak istemekte ancak yargının şiddetiyle de karşı karşıya kalmaktadır. Nitekim Van’ın merkez İpekyolu ilçesinde Kevenli TOKİ’de 24 Aralık 2016 tarihinde eşi Esat Dinç tarafından öldürülen 24 yaşındaki Şehriban Dinç defalarca  adli ve kolluk makamlarına şikayetçi olmuş defalarca koruma kararları almış, en sonunda da bu kısır döngü içinde koruma kararının bittiği gün kararı uzatma imkanı bulamadan eşi tarafından vahşice katledilmiştir. Sanık yargılamasının yapıldığı dosyada da sanığın duruşmadaki tavır ve davranışları nedeniyle takdiren indirim yapılmıştır.Yine birçok dosyada sadece sanığın beyanlarına itibar edilerek adeta hukuk katledilmektedir" diye konuştu.

 'DAVALARA KATILIMIZ ENGELLENİYOR'

 Van Barosu Kadın Hakları komisyonunun  kadına yönelik şiddet dosyalarına katılma taleplerinin mahkemelerce ret edildiğini hatırlatan Özgökçe, "Bu şekilde de hayatta iken savunmasız bırakılan kadın, katledildikten sonra da savunmasız bırakılmaktadır. Yine cinsel şiddet mağdurları, hizmetin doğrudan kadına sunulduğu merkezler olmadığından pek çok kapı dolaşmak zorunda kalmakta, aynı özelliklere sahip Üniversite tarafından düzenlenen adli tıbbı raporlar dikkate alınmaksızın yeniden Adli Tıp Kurumu’na gitmeye zorlanarak yeniden jinekolojik muayeneye maruz bırakılmakta, bilimsel ölçülere uygun olmayacak biçimde dinlenmekte ve konu ile ilgisi olmayacak uzmanların imzası ile olaydan çok sonra zarar tespiti yapılmaktadır. Cinsel saldırı mağdurlarının suç sayılan eylem sonucu gebeliklerine istek ve taleplerine rağmen son verilmemesi ise başka bir şiddet biçimi olarak kadınların karşısına çıkmaktadır" diye konuştu.

 'BÖLGEDE HERGÜN SİVİLLER KATLEDİLİYOR'

Bölgede her gün sivillerin katledildiğini söyleyen Özgökçe konuşmasına şöyle devam etti: "Her gün sivillerin katledildiği bölgemizde şiddet ve ölüm meşrulaştırılmaktadır. Savaşın kirli yüzü en fazla kadınlar ve çocuklar üzerinde ortaya çıkmakta iken, kadına yönelik şiddetin bu yönlü ele alınmaması, bir varoluş sorunu haline gelmiş derin ve ağır kadın sorunun çözüm mekanizmalarının da eksik işletilmesine sebep olmaktadır. Nitekim öldürüldükten sonra cenazesi çıplak olarak teşhir edilen Kader Kevser Eltürk savaşın kirli yüzünün resmi olmuştur. Sokağa çıkma yasakları döneminde  bölgemizde 10 yaşındaki Cemile Çağırga, hamile olan Selamet Yeşilmen ve 45 yaşındaki Meryem Süne ve daha birçok kadın kurşunların hedefi olmuştur."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER