Urartu-Der Bombalı Saldırıları Kınadı

Urartu Kalkınma Sivil Toplum ve Diyalog Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Kıpçak, Mardin ve Diyarbakır'da yaşanan bombalı saldırıları kınadı.

Urartu-Der Bombalı Saldırıları Kınadı

10 Ağustos tarihinde Mardin ve Diyarbakır'da yaşanan saldırılara dikkat çeken Urartu Kalkınma Sivil Toplum ve Diyalog Derneği (Urartu-Der) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Kıpçak, "10.08.2016 tarihinde ülkemizde yaşanan bombalı saldırılar neticesinde yaşamlarını kaybeden tüm yurttaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine ve yurttaşlarımıza sabr-ı cemil niyaz ediyoruz, hastanelerde tedavi altındaki tüm yaralı insanlarımız içinde yüce Allah’tan acil şifalar vermesini diliyoruz. Bu kabul edilemez eylemi yapan ve de yaptıran her kim ya da kimler ise büyük bir nefret ile kınadığımızı belirtiyoruz. Yüce Allah mazlumların ahlarını yerde bırakmasın inşallah diyoruz” ifadelerini kullandı.

“ANNELERİN FERYADI ARTIK DUYULMALI”

Annelerin feryadının duyulmasını isteyen Kıpçak, “Bu feryadı duymaya pek de niyetli olmayanlar (şehit olacak binlerce gencimiz var) diyerek uygulanan bu kardeş katliamına paydaş olduklarının herhalde farkında değiller. Ateşin düştüğü yeri yaktığı gerçekliği, kardeşkanlarının akıtılmasına sebep olan kişilerce pek de önemli olmayabilir. İnsani, vicdani ve ahlaki açıdan kim olursa olsun, hiç bir canın bedeli ucuz değildir diyoruz ve bizlerce tüm canlar kıymetlidir. Lütfen artık birbirinizin ve sevenlerinizin sebebi olmayın. Barış artık biz ve bizden sonrakiler için hayal olmasın artık.

Bu bağlamda yetki ve irade sahibi olan tüm kesimleri, hiç kimseye fayda getirmeyen bu kirli savaştan vazgeçmeye davet ediyoruz. Aynı zamanda coğrafyamızda geçmiş yıllarda uygulanan ve tüm yurttaşlarımızın takdirini kazanmış bir umut ışığı olarak da fayda sağlayan çözüm süreci ve akabinde doğan barış umutlarının, anlaşıldığı kadarı ile kimi derin noktaları ciddi anlamda rahatsız ettiği gerçekliğini de göz önünde bulundurmanın önemini belirtmek ile birlikte, bunun yanı sıra dış bağlantılı ajanların cirit attığı coğrafyamız da, olması muhtemel provakatif eylemlere fırsat verilmemesinin büyük önem arz ettiği ve bu temelde son derece hassas olmaya özen gösterilmesi gerektiğini de düşündüğümüzü ifade etmek istiyorum” dedi.

“HUZUR YOKSA, MAKAMLAR KIYMETSİZDİR”

Huzurun olmadığı bir ülkede makam ve mevkilerin kıymetsiz olduğuna işaret eden Kıpçak, “Ülkemizde huzur yoksa, ülkemizde dirlik yoksa, ülkemizde birlik beraberlik yoksa ve en önemlisi analar ağlıyorsa makam ve mevkilerin hiçbir kıymeti yoktur. Bu bağlamda ülkemizde ekonominin, sanatın, sosyal hayatın, demokrasi ve kardeşliğin gelişmesi için gerekli olan yegâne faktörün kalıcı ve onurlu bir (barış süreci) olduğunu önemle belirtmek istiyorum. Bunun realize olabilmesi içinde ivedilikle ihtiyaç duyulan asıl gerçeklik, savaşan tüm tarafların birbirlerine karşı sergiledikleri kin ve nefretten vazgeçip aralarında bir diyalog sürecini başlatabilmeleri bizlerin ve de yurttaşlarımızın yegâne dileğidir.

Barışın tüm kesimlerin faydasına olan bir gerçeklik olduğunu ifade ediyoruz. Yaşasın barış, yaşasın kardeşlik sloganları ile Türkiye’nin her tarafında savaşın son bulmasını, artık barışın egemen olmasını, annelerin gözyaşı dökmediği ve acıların artık yaşanmayacağı huzur dolu günleri hep birlikte görebilmemizi yüce Allah’tan umuyoruz. Her gece barışın bu topraklarda artık egemen olabilmesi ve de göz nuru çocuklarına sağ salim kavuşa bilmeleri adına dua eden yüreği yaralı, gerek Kürt, gerekse Türk olan annelerin göz renkleri farklı olabilir, ama gözyaşlarının aynı olduğu herkesin malumudur. Son dönemler de coğrafyamızda yaşadığımız mevcut sorunların silah ve bombalar ile değil demokratik bir şekilde ve diyalog ile çözülmesini bekliyoruz. Yüce Allah’tan umuyor ve diliyoruz ki Türkiye’nin her tarafına "artık barış gelsin, artık analar ağlamasın” ve ısrarla diyoruz ki Yaşasın barış, yaşasın kardeşlik (Biji aşiti, biji biratî)” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2018, 16:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER