sitenin en üstü
  • Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • HABERLER
  • GÜNDEM
  • Takva, Yüzümüzü Doğu’ya Döndük, Kent Ekonomisi Canlandı
  • 06-09-2017 12:18

Takva, Yüzümüzü Doğu’ya Döndük, Kent Ekonomisi Canlandı

Van Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva'dan Çarpıcı Röportaj

Takva, Yüzümüzü Doğu’ya Döndük, Kent Ekonomisi Canlandı

İLHAN SİYAHTAŞ - VANEKSPRES HABER - VAN

Van Haber - Van'ın en önemli kurumlarından biri olan Ticaret ve Sanayi odası 2 ay içersinde seçime gidiyor. Mevcut başkan Necdet Takva, geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasıyla yeniden aday olduğunu kamuoyu ile paylaştı.

4 yıldır Van'da Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yapan Takva, özelikle Van Kahvaltısı'nın Guiness rekorlar kitabına girmesi, alış veriş festivalleri ve İranlıların yoğun bir şekilde Van'a gelmesinde ortaya koyduğu çalışmalarla adından çokça söz ettirdi.

 Takva'ya bu 4 yıl içerisinde birçok eleştiri de geldi. Biz de Takva ile geçtiğimiz 4 yıl içinde yaptıklarını, yapamadıklarını ve yeniden Başkan olması durumunda yapmak istediklerini konuştuk.

Yönetiminizin 4  Yılını değerlendirir misiniz?

Yaklaşık 4 buçuk yıl önce Ekonomide Değişim Hareketi (EDH) olarak Van TSO’ ya yönetimine talip olduk.  Biz EDH olarak Van TSO yönetimine aday olduğumuzda bir takım temel ilkeler ile bu yola başladık. Bu temel ilkeler ışığında da bir seçim bildirgesi hazırlayarak Türkiye’de ilk kez kısa, orta ve uzun vadede Van için neler yapabilinirin kayıt altına alarak muhtemel seçmenlerimizin tamamına odaklanarak odaya kayıtlı 5 bin üyeye bu seçim bildirgemizi göndererek kendimizi kayıt altına aldık.

 

Bu da daha sonra Türkiye’de bulunan birçok Ticaret Sanayi Odası tarafından da kullanılarak model haline dönüştü. Taahhütlerimizle ile bir ilki başlatarak bir hareket etrafında bir araya geldik. Bu oluşumdaki kastımız yönetimsel anlayışın değişmesi ve o dönemde Büyükşehir olma yolunda hızla ilerleyen kentimizde dezavantajlı Ekonomik durumu iyileştirmeye yönelik politikalar ile kent özelinde bir çalışama yürütmekti.

Bu çerçevede 13 Haziran 2013 yılında yapılan oda seçimleri ile birlikte Ekonomide Değişim Hareketi’nın aktörleri seçimi kazandı. O dönemdeki koşularda bir takım temel politikalarımız vardı. O dönemler deprem dönemiydi ve depremin yaratmış olduğu bir kriz vardı. Van’da depremde yaşanan bu ekonomik krizi doğru okumak ve politikalarımızı bu çerçevede biçimlendirmek gibi bir anlayışımız vardı. Van bunu yapabilir miydi? Evet yapabilirdi. Van Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük ve Bölgenin en önemli kentlerinden biriydi. Hem nüfus çoğunluğu ile hem Yüzölçümü itibariyle kentsel ve bölgesel ihtiyaçların karşılanması bakımından bir çekim merkezi konumundaydı.

VAN'IN BÖLGEYE MODEL OLACAĞINI BİLİYORDUK

Van’da etkin bir ekonomi yönetiminin bölgeyi de etkileyebileceği ve Ülkenin de ekonomisine katkı sağlayacağı gibi bir anlayışımız vardı. O dönem EDH ekibimizle oturduk yazdık, tam bir yönetim anlayışı içinde bir seçim bildirgesi hazırlayarak bunu kamuoyu ile paylaştık.

 Ticaret Sanayi Odası’nın bağlı bulunduğu ve faaliyetlerini yürüttüğü 5174 sayılı yasa kapsamında neler yapması gerektiğini belirterek kısa, orta ve uzun vade de hedeflerimizi belirledik. Bugün eğer biz yeniden bu göreve talipsek bizim için belirleyici olan aslında seçim bildirgemizde bahsettiğiz konulardır. Bu çok önemli bir meseledir.

TEMSİLİYETTE %80’E ULAŞTIK

Ticaret Sanayi Odası o dönemde 12 meslek komitesi grubunda temsil ediliyordu. Biz bu temsiliyetin yetersiz olduğunu söylüyorduk. Dolayısıyla biz görev yaptığımız süre içerisinde meslek komitesi gruplarını 19’a çıkardık.  7 tane yeni meslek komitesi grubu oluşturduk. Biz meslek komitesi gruplarını fazlalaştırarak temsiliyet konusunda daha fazla temsiyetin oluşmasını sağladık. Yeni dönemde Yönetim Kurulu Üye sayısını da 9’dan 11’e çıkaracağız ve Meclis üye sayımız 55 yada 56’ya yükselecek.

Yani yüzde 80’ne varan bir artış oldu. Bu artışlar Oda üyelerinin kendilerini temsil etme imkanının daha çok fazlalaşacaktır. Gelecek döneme daha iyi bir temsiliyet oluşturulması adına çok öneli bir çalışma yaptık. Beklide hiçbir yönetimin cesaret edemeyeceği bir kararlılık ile böyle bir temsiliyet genişliği sağladık. Ekonomik aktörlerin kendilerini bağlı bulundukları odada daha aktif hale getirebilmeleri ve temsil edebilmeleri için sektörsel dağılımı bu şekilde biçimlendirdik.

TEMEL STRATEJİMİZ VAN'IN EKONOMİK KRİZİ AŞMASI YÖNÜNDEYDİ

Van’ın içinde bulunduğu Ekonomik krizi aşması gerekiyordu. Biz stratejimizi bu şekilde biçimlendirdik. Deprem sonrası biriken vergi yükünün kent ekonomisini daha kötüleştirmemesi için bir yapılandırma ile yeni bir düzenleme ile yeniden tanımlanabilir hale gelmesini dile getirdik. O dönemki yönetimin vergi ertelemesinin bir başarı olduğunu fakat biz daha çok kesin çözümler üretmeyi amaçlıyorduk. Biz göreve geldikten sonrada biz bu politikalarımızdan vazgeçmedik.

VERGİLER 60 AY TAKSİT OCAK 2018’DE İSE ÖDEMELER BAŞLIYACAK

Bu ısrarımızın sebepleri de vardı çünkü 1999 Kocaeli depreminde benzer bir uygulama ile 4731 sayılı yasayla o dönem bizim iddialarımızın çok daha ötesinde sadece gelirler ve kurumlar vergisi değil aynı zamanda ötv, harç, KDV vs gibi tüm vergi türlerini de iyeleştiren bir af yasası ile düzenleme yapıldı. Biz benzer bir uygulamanın Van’ın Kocaeli’nin ekonomisinin daha dezavantajlı olduğunun varsayımında kentimizin daha haklı olduğunu savunduk. Geldiğimiz nokta ise işte 60 aya ve 2018 Ocak ayında ödemeye ilişkin bir düzenleme yapıldı. Biz yinede tam istediğimizi alamasak bile bunu da bir başarı olarak görüyoruz. Bu çıkan sonuçta tamamıyla Ticaret Sanayi Odası’nın kararlı tutumu ile ortaya çıkmış bir düzenlemedir.

Yeterli midir?

Tabi değildir.  Tabi kentimizi yeniden canlandırmak için ulusal ve uluslar arası tanınırlılığını, bilinirliliğini arttırmamız adına çalışmalarda bulunduk. Bu çalışmalarımızda Van’ın kültürel değerleri üzerinde en belirgin çalışmamız ise kahvaltı kültürünü dünyaya tanıtma anlamında çılgınca bir iş yaptık. 7’den 70’e herkesin katkısı ile 1 Haziran 2014 tarihinde 51 Bin 793 kişinin katıldığı dünyanın en kalabalık kahvaltı sofrası rekorunu kırarak Giness Rekorlar kitabına şehrimizin ismini yazdırdık.

 

VAN'DA DARALAN TİCARETİ CANLANDIRDIK

2015 yılında 5 Mart ve 5 Nisan tarihlerinde ilkini yapmak üzere Van alışveriş festivali günleri düzenledik. Van’da daralan o rutin ticareti canlandırmaya yönelik bir perspektifti ve buda başarıyla sonuçlanarak geleneksel hale geldi. Biz bu çalışmamızda yüzümüzü biraz doğuya döndük. Orta doğu ülkelerinde, Asya ülkelerinde, Kafkas ülkelerinde kutlanan bir bölgesel bayramdır. Özellikle İran’da kıymetli olan kültürel bir etkinlikti ve ortaklaşma zemini vardı. Bu ortaklaşma zemininde en fazla faydayı almaya yönelik bir strateji geliştirdik.

 

Biz dedik ki Newroz dönemimdeki Van’daki hareketliliği ticari bir potansiyele dönüştürelim. Burada alışveriş günleri düzenleyerek kentin ekonomisine ciddi katkı sağlayabilecek ciddi bir iş başardık. Her yıl çeşitli kentlerde düzenlenen fuarlara gidiyoruz. Bütün kurumların birliği ile fuarlara katılıyoruz, ulusal ve uluslar arasında kentimizin tanıtımı açısından faaliyetler yürütüyoruz. Çok net bir şekilde şunu gördük, bunlar bizim yerel ekonomik krizi aşmamızda rutin günü birlik ticaretimizi etkileyecek bir düzeyde bir sonuç yaratmıyor.

İRANLILAR'IN VAN'A GELMESİ İÇİN ÇOK EMEK HARCADIK

Bu sadece bizim dönemimizle endeksli bir durum değildir. Fakat bu durumda biz yüzümüzü doğuya döndük yani biz Newroz dönemini kentsel manada verimli bir ticari potansiyele dönüştürmek için çalışmalar başlattık. Van’ın tarihinin hiçbir döneminde Van’ın ismi Nevruz döneminde bu kadar insanı ağırlayan bir kent konumunda tanımlanmadı. Ne ulusal düzeyde, ne bölgesel anlamda böyle bir karşılığı yoktu. Şuan İranlıların bu şekilde kentimize gelmesinde büyük emekler var. Bu emekte herkesin katkısı vardır. Bu emeğin oluşmasın da Ticaret Sanayi Odası’nın stratejik yaklaşımı var. Ticaret ve Sanayi Odasının geliştirdiği bu strateji kentin ekonomisine ciddi manada katkı sağladı.

PROJENİN BAŞ MİMARİ VANTSO’DUR

Bu projenin baş mimarı Ticaret ve Sanayi Odasıdır ve kimse bu projede oda ile ortaklaşmamıştır. Münferiden bir takım kuruluşların, kurumların, turizmcilerin girişimleri var ve onlara da saygı duyuyoruz. Bir proje ortaya koyarsınız ve bu proje başarı gösterir ve herkes bundan nemalanmaya çalışır buda çok doğal bir şeydir. Fakat bundan sonrası herkese düşen iştir. Herkes samimiyetle daha geliştirmesi gerekir. İranlı turist kentimize her geldiğinde bundan herkes nasiplenir ve kentin ekonomisi kazanır. Kış ayında Van’da İranlı izdihamı yaşandı ve konaklama sıkıntısı yaşandı. Kente gelen İranlı turistlerin konaklamaları için Erciş’e ve Tatvan’a kadar gönderdik ve o gün onların iaşesini Ticaret ve Sanayi Odası tarafından karşılandı. İranlılar konusunda en çok yarar elde etmeye çalışan bir kent haline geldi ve bununla beraber Türkiye’de Van İranlılar tarafından yaşanılabilinir ikinci kenti olarak belirlendi.

 

Bu da batıdaki turizm kentlerinde bulunan Ticaret Sanayi Odaları, İran ile ortak çalışmaları için bize tekliflerde bulundular. Bu Van için bir nimettir. Önümüzdeki dönemde seçilirsek eğer nasip olursa Bodrum Ticaret Odası ile İranlı Turist konusunda çalışmamız olacak. Marmaris, Kuşadası, Muğla ticaret odaları bünyesindeki Turizm merkezlerindeki ticaret sanayi odaları ile bu çalışmamızı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bu ortak çalışmayı götürdük. İlerleyen dönemlerde bu çalışmamız devam edecektir.

İranlıların Van’a akın ete potansiyelini gören herkes bir şekilde kentimize yüzünü dönecektir. Örneğin Antalya’da profesyonel bir organizasyon firması iki tane Van’da dev konser yapa kararı aldı. Bütün bu projeler bu çalışmalar sahibi Ticaret Sanayi Odasıdır. Kimse bu fikir ile gidip Tebriz’de, Urmiye’de, Hoy’da, Salmas’da bilbordlara bir şey asmadı. Biz gidip o bölgelerde kentimizi tanıtıma ve İranlıların kentimize gelmeleri için anlatımlar yaptık. Bu bizim görevimizdir, kentin ekonomisinin değişim ve dönüşümünü sağlamak bizim görevimizdir. Bundan sonra da çalışmalarız devam edecektir.

Kapıköy çok konuşuldu Bununla ilgili ne tür çalışmalar yürüttünüz?

Şimdi bütün yukarıda anlattığım çalışmalar ve İranlıların kentimize bu denli yoğun bir şekilde gelmesi kapıköyde bir kapı olmamasına rağmen oldu. Şuan gidip baktığınızda mevcut olan sınır kapısının aslında sınır kapısı olmadığını görürsünüz. Şuan orada yeni kapı yapılıyor. Bu yeni yapılan ve şuan çalışmaları devam eden kapının bahar ayı ile birlikte bitmesi ve Türkiye’nin en modern kapısı olarak hizmet verecektir. Biz orada yeni modern bir sınır kapısının yapılamasını gündeme getirdik. Kapıköy sınır kapısı projesi için doğru zamanı bulup doğru aktörler ile çalışmalar yürütülünce yeniden bir süreç başlamış oldu. O zanlarda Sayın Fatih Çiftçi Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı oldu.

İRANLILAR BİZİM NELER YAPTIĞIMIZI ÇOK İYİ BİLİYOR

Sonrasında bizim 20 yıldır oraya yeni bir kapı yapma arzumuz daha çok arttı. Kapıköy sınır kapısı için siyasal aktörleri daha çok motive etme noktasına geldik. Vanlı turizmciler çok daha dinamik çok daha etkin bir talep ile ortaya çıktılar. Van’daki tüm herkesin Kapıköy sınır kapısı için motivasyonumuz pik yapınca sonucunda Kapıköy’e yeni bir modern sınır kapısı kazandırıldı.

Bu çalışmanın sonucunda Türkiye’nin en karlı sınır kapısı haline gelecektir. Bizler özellikle İran’da kentimizin tanıtımı için çok işler yaptık. Örneğin Urmiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı bizim seçimlerimizin olacağını öğrenmiş. Bize söylediği şey şuydu; Vanlılar belki sizin kent için yaptıklarınızı ve yapmak istediklerinizi bilmiyor olabilirler. Bir toplantı gerçekleştirdiğinizde bizi de davet edin biz gelip Van’da sizin İran’da ne yaptığınızı ve ne yapmak istediğinizi gelip onlara anlatalım. Bu talep üzerine Van’da İranlıların katılacağı toplantılar düzenleyeceğiz. Yaptığımız tüm bu çalışmaların karşılığını bu seçimde alacağımıza inanıyorum.

Van Ticaret Sanayi Odası Hizmet Noktasında Nerede?

Bizler Kentin tanıtımı ve ekonomisini nasıl daha iyi geliştirebiliriz noktasında çalışmalarımız yürütürken Ticaret ve Sanayi Odasının asli görevini hiç ihmal etmedik. Şuan Ticaret ve Sanayi Odamız Türkiye’nin en kurumsal meslek odalarından biridir.

TÜRKİYE’DE 81 İL İÇERİSİNDE İLK 10’DAYIZ

Hizmet standartları bakımından Türkiye’nin ilk 10 odası arasındayız. Bu söylemimiz altı boş bir söylem değildir. Gittiğimiz her yerde Ticaret ve Sanayi Odamızın ne denli kurumsal olduğunu anlatıyoruz. Bu yönetimimiz ile birlikte geçen 4 buçuk yıl içinde hiçbir boş söylemin tarafı olmadık. Ben 4 buçuk yıldır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yürütüyorum bu zamana kadar hiçbir üyemiz beni arayıp şu işim şurada takıldı, bu işim olmadı diye bir sorun ile beni aramamıştır. Bu da Ticaret ve Sanayi Odasında bulunan her bir bireyin ne denli kurumsal çalıştığının göstergesidir. Tüm bu çalışmalar ve kurumsallaşmanın sonucunda Uluslar arası kuruluşlar tarafından belgelendirilerek Ticaret ve Sanayi Odamız kurumsal yapısını ismi ile birlikte tamamlamış durumdadır. Bu kurumsallaşma ile birlikte Ticaret ve Sanayi Odamız A Sınıfı oda statüsünde tescillenerek belgelendirilmiştir.

BİZ VAN'DAKİ HER SORUNUN MUHATABI DURUMUNA GELDİK

Van’da insanlar her türlü sorunlarını Ticaret ve Sanayi Odamıza iletebiliyor. Ticaret ve Sanayi Odasını ilgilendiren konular olmasa dahi insanlar bizdeki bu çalışma ve hizmet yapma arzusunu görünce her türlü derdini gelip bizlere iletebiliyorlar. Her ne kadar Ticaret ve Sanayi Odalarının görevleri içinde olmayan sorun ve sıkıntılar olsa dahi tüm kesimlere eşit bir yaklaşımda bulunup sorunların çözüm noktasında rol almaya çalışıyoruz.

Kurumsal anlamda Van’ın deniz kenti olduğunun temel göstergelerinin bir tanesi burada Deniz Ticareti Temsilciliğinin açılmasıdır. Bu temsilciliği Van’da açmak bir oda açmak kadar eş değer bir durumdur. Türkiye’de şuan 2 tane Deniz Ticaret Odası var biri Mersin’de biri İstanbul’da. Üç yıllık emeğin sonucunda kararlılığın talebi sonucunda Deniz Ticaret Temsilciliği ile birlikte Ocak 2017’de deniz üzerinde faaliyet gösteren deniz taşıtları ÖTV’siz yakıt almaya başladı. Deniz Ticaret temsilciliği bundan sonra Liman başkanlığı ile birlikte Van Denizi üzerindeki bütün deniz faaliyetlerinde aktif bir rol alacak. Ben inanıyorum ki birkaç sene sonra Van denizi üzerinde daha çok deniz taşıtı aracı olacak.

ODAYA ÜYE OLAN HERKESİN OY KULLANMASINDAN YANAYIZ

Ticaret odası seçimleri 1 Ekim - 30 Kasım arasında yapılır. Biz meslek grubu sayılarımızda arttırdık. Dolayısıyla üye dağılımlarını doğru bir şekilde yapmamız gerekiyor. Bu dağılımı da biz değil Odalar ve Borsalar Birliği yapıyor. Son bir hafta içinde bir KHK yayımlandı. Seçme yeterliliğine yeni bir düzenleme getirildi. Seçme yeterliliği ile seçilme yeterliliği ile eş değer haline getirildi.

Yeni düzenleme ile şuan kadar 1266 üyemiz listelerden düştü. Odaya üye olan herkesin oy kullanmasından yanayım. Fakat Türkiye’de bazı odalarda bununla ilgili spekülasyonlar olduğunu duyduk. Bazı odalarda bu tarz spekülatif olayların önüne geçmesi için hükümet böyle bir karar almıştır diye düşünüyorum. Bu durumda bizleri olumsuz etkiler. Kimse bizim odada seçimleri etkileyebilecek yoğun bir üye kaydı olmadı. Fakat bu 1266 seçmenin oda seçimleri içi ciddi bir kitledir. Bu seçmenlerde iki yıl içinde yeni kayıt yaptıranlardır ve oda ile yeni tanışmışlardır. Fakat biz bu 4 buçuk yıllık seçimi bu yeni üyeler ile kazanmadık, eski üyeler ile kazandık.

STK’lara Kayyum Atanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayyumlara bakış açımızı biz daha önce zaten paylaşmıştık. Kayyumun demokratik tahammül çerçevesinde sıkça başvurulan bir uygulama olmaması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla hep savunduğumuz şey kayyumluk bir durum söz konusu olduğunda bunu kısa süreli bir dönemde ele alıp seçim ile olması gereken yönetsel anlayışın olması gerekmektedir. Bu kayyum uygulaması tamamıyla devletin ülkede uyguladığı bir uygulamadır fakat bunun çözümü ancak kısa vadede seçime giderek çözüm bulunacağı kanaatindeyiz.

 

 

Van’da Cadde Esnafı Bayramlarda kentteki seyyar satıcılardan şikayetçi bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu bayramlarda seyyar satıcılar konusunu kayyum öncesi yerel yönetimler ile çok tartıştık. Bu tartışmalar neredeyse restleşme boyutuna kadar geldi. Günü birlik pazarcı esnafı diye bilinen ve bu ticaret ile hayatını idame ettirmeye çalışan büyük bir kitle var. Bunlarda özellikle bizim bölgemizde ağırlıklı olarak görülen kişilerdir. Bizim bunların günü birlik ticaretlerini rahatlıkla sağlamaları için alt yapı hazırlamamız gerekir. Bu insanlara alanlar tesis etmemiz gerekir. Buda yerel yönetimlerin görevidir. Bayramlarda bu esnafın tanımlanmış ticari alanlara sirayet etmesinin doğru bir olay olmadığı söylemek isterim. Caddelerde ticaretini yapan büyük esnafın sınırlıda olsa bu günü birlik ticaretini yapan insanların istilası haline gelmesi doğru bir şey değildir. Pazarcı esnafı toplumumuzun bir gerçeğidir, biz bu insanlara saygı duyuyoruz. İstihdamın bu denli sıkıntılı olduğu bir dönemde onlara kalıcı ticari alanlar tahsis etmemiz gerekir.

GÜNÜ BİRLİK ESNAFA DA SAHİP ÇIKALMASI GEREKMEKTEDİR

Örneğin Cumhuriyet caddesinin arka sokaklarında boşluklar var. Maraş Caddesinin belirli yerlerinde otopark olarak kullanılan boşluklar var. Yerel yönetimlerin tasarrufunda olan alanlar var ve kamu kurumlarının devasa bahçeleri var. bu tarz yerlerde bu günü birlik ticaret yapan kişileri organizeli bir şekilde kendi ticaretlerini yapmaları için bir çalışma yürütülmelidir. Bu insanlarında evlerine ekmek götürmelerini sağlayacak ve düzenli bir çalışmanın yapılması gerekmektedir. Bu tarz dağınık görüntüler kent dokusu açısından ve markalaşma yolunda da güzel bir görüntü değildir. Fakat bu insanlarında ekmeğe ve para kazanmaya ihtiyacı vardır. Bu insanların da para kazanabilecekleri alanlar oluşturmak gerekir. Mesela eski defterdarlığın yeri, eski devlet hastanensin yeri vs gibi yerler bu insanlara tahsis edinebilinir.

Mevcut Yönetimde değişikliğe gidilecek mi?

Şunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim. Birlikte çalıştığımız 9 kişilik yönetim kurulumuzda hiçbir arkadaşımızla gelecek dönemde nasıl bir iş birliği içinde olacağımıza yönelik bir çalışmamız olmadı. Fakat ben hariç 8 yönetim kurulu üyemiz gelecek dönem benim başkanlığımda aday olmamızın kente yarar sağlayacağı yönünde bir karar aldık. Bu arkadaşlarımızın tamamı hiçbir beklenti içinde olmadan odayı sağlıklı bir şekilde seçime götürme kararlılığını benimle paylaştılar. Ben kimseden herhangi bir istifa dilekçesi almadım. Değişimler mutlaka olacaktır bu bende olabilirim. Eğer ki Ekonomi Değişim Hareketi diyorsak değişimler mutlaka olacaktır. Yönetim kurulumuz 9’dan 11, meclis üye sayımız 35’den 55’e çıkacak. Buda ister istemez bir değişim dayatacaktır. Yani yeni aktörlerin talepleri, mesleklerin yönetimde temsiliyetleri ve ağırlığı meselesi ister istemez bir takım dengeleri yerinden oynatacaktır.

TİCARET ODASI ŞAHISLARDAN İBARET DEĞİLDİR

Velev ki biz bazı gruplardan istediğimiz adayları çıkaramadık. Ön gördüğümüz yönetim kurulu üyesini oraya taşımadıktan sonra bunun herhangi bir kıymeti olmaz ki. Bizim geçen seçimde A ve B planımız vardı. Bu seçimde de aynısı olacaktır. Yani kendi grubundan çıkamayan ama olmazsa olmaz diye düşündüğümüz aktörlerin rolünü şuanda tartışmamız mümkün değil ki. Velev ki bende kendi grubumdan kazanmaya bilirim. Bunu içinde bir B planımız olacak. Önce kendi grubumdan kazanıp meclise gelmem lazım ondan sonraki hesaplarımızı yapacağız. Ticaret ve Sanayi odası seçimleri muhtarlık seçimlerine benzemez. Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri en 19 sandık kurularak gerçekleşecek bir seçimdir. Ben buradan bu çağrıyı yapmak istiyorum Ticaret Sanayi Odasına herkesin sahip çıkması gerek. Ticaret ve Sanayi Odası Van’ın göz bebeğidir. Ticaret Sanayi Odası şahıslarla müsemma bir oda değildir. Şahıslar gider ama 55 yıllık yoğun bir emekle Doğu Anadolu’nun ve Türkiye’nin en saygın kurumlarından biri haline gelmiştir. Her türlü eleştiriye, sorguya açığız.

Son 4 buçuk yıl içinde yapmak istediğiniz ama yapamadığınız şey var mı?

Evet bizim seçim bildirgemizdeki bazı beyanlar vardı. Fakat biz EDH’nin seçim bildirgesinde bulunan maddelerin yüzde 95’ni gerçekleştirdik. Cumhuriyet Caddesi yayalaştırılsın ve finans merkezi olmasını isterdim. Yine bunun yanında İskele caddesi çift yöne açılsın ve bu cadde bir turizm caddesi olup cafelerin, restoranların kümelendiği bir alan olmasını isterdim. Maraş Caddesi bir markalar caddesi olarak gelişmesini isterdim.

Eski merkezi çarşıyı peynirciler çarşısının olduğu bölgeyi otantik bir nostaljik bir çarşıya dönüştürülmesini isterdim.

Fakat bu Ticaret ve Sanayi Odasının yapabileceği bir çalışma değildir. Buna rağmen biz bunlarla ilgili projeler hazırlayarak Büyükşehir Belediyesine sunduk. Bunu yapacak olan yerel yönetimlerdir. Biz sadece bunu için lobi oluştururuz ve projelerin olması için çaba harcarız. Tekrar seçilirsen bu projelerle ilgili gerçekten çok çalışacağız ve kurumlara bunu dayatacağız.

Kentin sesi yeterince duyuluyor mu?

Bakın Vergi terkini neden olmadı? Kentte tek ses ve ortaklaşma olmadı ondan dolayı bu gerçekleşmedi. Kapıköy sınır kapısı nasıl yeni modern bir kapı haline geldi. Çünkü tek ses olduk, beraber ortaklaşa istedik bunu. Vergi terkininin gerçekleşmesi çalışmalarında olmamasını isteyen anlamsız bir karşıt duruş vardı. Vergi terkinin kime ne zararı olabilir ki. Kentin sorunları aktarmak için gittiğimiz yerlere kolaylıkla ulaşamıyoruz. Yani gittiğimiz yollar öyle her zaman çiçeklerle karşılamıyorlar bizi. Çok zorlandığız ve randevu alamadığımız zamanlar oldu. Fakat merkezi hükümete uzağız.

VAN ANKARA’YA UZAK BİR ŞEHİR

Van Ankara’ya çok uzak bir şehirdir. Biraz daha yakınlaşmak gerekir. Biz Ekonomik yönetimin ve Siyasal yönetimin ilişkisini doğru kurgulayamıyoruz. Her şeyi birbirine karıştırıyoruz. Biz diyoruz siz iyi siyasetçiler olun. Yeni Dünyanın trendi, herkesin kendi düzeyinde bir lider olmasıdır. Benim şu iddiam var ben diyorum Türkiye’nin en iyi Ticaret ve Sanayi Odasıyım. Kentin Milletvekilinin de Türkiye’nin en iyisiyim deme iddiasını ortaya çıkarması gerekiyor. Yani şuan Dünyadaki yeni trend budur.

 

BİZ KENTİN SORUNLARINI ÇÖZMEYE ADAYIZ

Dolayısıyla sen en iyi siyaseti yapacaksın bende en iyi Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığını yapacağım. Bunu yaptığımız zaman kentin sesinin bu denli az çıkma sorunu ortadan kalkar. Biz isteyen tarafız ve istediğimiz içinde istenmeyen taraf oluyoruz. Buda ister istemez bizi muhalif duruma getiriyor. İster yerel iktidar olsun ister merkezi hükümet iktidar olsun biz isteyen taraf olacağız ve istemeye de devam edeceğiz.

VAN’IN VEKİLLERİ BİZİ ALKIŞLAYIN DİYOR

Van Milletvekilleri istemeyin diyorlar, bizim söylemlerimizi alkışlayın diyorlar. Şimdi benim görmem gerek ve kent için istediğimiz şeyler olsun istiyoruz. Siz bizim sesimiz olacaksınız ve Ankara’yı titreteceksiniz bende bunu görecem. Ben bunu gördüğüm zaman elinizi ayağınızı öperim. Ben Van Milletvekillerinin Türkiye’nin en dinamik, en çalışkan en iyi tuttuğunu koparan biri olmasını isterim, en çok kendi kentinin sorunlarını merkezi hükümette dile getiren kişilerden olması gerekir. Şuan Van milletvekilleri böyle midirler? Zaten asıl çatışma orada çıkıyor. Şimdi adam diyor ki benden hiçbir istemeyin ama ben bir şey diyence alkışlayın olmaz böyle. Van’ın çok ihtiyacı var, deprem yaşamış bir ildir ve dünya kadar sorunu var. Bunun için biz kentin sorunlarının çözüm için istemeye devam edeceğiz.


Kaynak: Van Ekpres Haber Merkezi
Editör: İshak Kara

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?