Siyaset de Demirtaş Ekolü

Merkür Haber Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü İskender Sezek, Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı Kaleme Aldı.

Siyaset de Demirtaş Ekolü

İşte O köşe Yazısı

SİYASETTE DEMİRTAŞ EKOLÜ

Son iki seçimdir Türkiye siyasetine damga vurmuş bir isim var.

 

 

İsmi Selahattin Demirtaş

 

 

Yıldızı gittikçe parlayan, HDP’nin oy potansiyelinin artmasının nedenlerinden olan Demirtaş’ı diğer siyasetçilerden farklı kılan bazı özellikler var.

 

 

Bir kere kızmıyor, bağırmıyor. Tane tane konuşuyor. Rakibin bin bir hakaret dolu cümlelerini zekice esprilerle tersyüz ediyor.  “Şapşikler” diyor. “Üç gündür uyuyamıyorum”  diyor. 

 

 

Eğlendirici bir üslubu var. Bu üslubu gençler arasında çok tutuluyor. Ve bu üslup, Erdoğan’ı  fena halde sinirlendiriyor. Bazen onu küçümsese de ‘Bar Sanatçısı’ deyip hakaret etse de Demirtaş kendi üslubuyla cevap veriyor. ‘Ben Çaldığımı söyleyebiliyorum, Sen çaldığını söyleyebiliyor musun’ diyor. Siyasi rakibini kum torbasına çeviriyor.

 

 

Konuştuğu konular facebookta, twitterda günün en çok konuşulanları arasına giriyor. Gündem oluşturuyor. Rakibinin gündemine takılıp gitmiyor.

Halkla çok yakın temas kuruyor. Sofrasına oturuyor. İnsanlar onu 'Dur bi lan' diyebilecek kadar samimi buluyor. Kızmıyor, bağırmıyor, azarlamıyor.

Bu konuda çok rahat

 

 

Onunla polemiğe girmek çok zor. Çünkü verdiği esprili cevaplarla rakibinin karizmasını fena halde çiziyor.

 

 

Meydanları dolduruyor, coşturuyor. Meydanların ve ekranların diline hakim.

 

 

Kendine güveni tam. Hiçbir sorudan kaçmıyor. Rakibine meydan okuyor. Minderin dışına kaçmıyor.

 

 

Mütevazı bir aile hayatı görüntüsü veriyor. Ve bu görüntü zoraki bir görüntü değil, doğal bir görüntü. Bizim halkımızın çok önem verdiği bir durumdur bu. Halk, saraylarda oturan, limuzinlerden, Mercedeslerden inmeyen politikacılara pek itibar etmez.

 

 

Ayrıca genç, güleryüzlü ve enerjik bir görüntüsü var. Bu durumun da genç seçmen üzerinde çok etkili olduğunu gözlemliyorum.

 

 

Bazen MHP’li, CHP’li dostlarla görüşüyorum. Görüşlerini alıyorum. Demirtaş hakkında söyledikleri ise çok ilginç tespitleri var. Garip bir şekilde sempati duyuyorlar.

 

 

“Demirtaş profilindeki bir siyasetçi Eğer CHP’nin başında olsa %35-40 oy alır”

 

 

“Demirtaş profilindeki bir siyasetçi eğer MHP’nin başında olsa % 30 civarı oy alır”

 

 

Bu ifadeler ülkenin özellikle batı bölgelerinde çok dillendiriliyor.

 

ALTTAN GELEN YENİ NESİL SEÇMEN

Siyasetçilerin görmek istemedikleri bir gerçek var. 2015 yılını yaşıyoruz. Ancak bizim siyasetçilerimiz hala 2000’li yılların başında kalmışlar.

Alttan gelen genç bir seçmen kitlesi var. Bu genç nesil sosyal medyadan besleniyor. Bilgi çok hızlı yayılıyor. Herhangi bir yalan çok kolay ortaya çıkabiliyor.

Bu gençler kendilerine bağıran çağıran siyasetçi istemiyor.  Sert, sinirli görüntü veren siyasetçi istemiyor.

Erdoğan’a, Davutoğlu’na, Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye bakın. 2000’li yıllara takılıp kalmış siyasetçi profillerini çok net görürsünüz.

Gençler bu tür siyasetçileri ekranda dinlerken sıkılıyor. 5-6 dakikada zapping yapıyor. Çünkü 15 yıldır aynı şeyleri, aynı üslupla söylüyorlar.

Gençliğin gündemi ise farklı.

Daha esprili, protest, rahat, alaya alan, eğlenen, uzun uzun yazı okumayan bir nesil geliyor alttan. Gençler cep telefonları ile birbiriyle çok kolay iletişim kurabiliyor ve bilgiyi çok kolaylıkla yayabiliyorlar.

Bu yeni nesil sosyologlar tarafından daha ayrıntılı analiz yapılacaktır elbet.

Demirtaş alttan gelen o genç neslin diline çok iyi hitap ediyor. Onları ciddi biçimde etkiliyor.

Siyasette ne olur bilemem. HDP barajı aşar ya da aşamaz. Bilemem. (Gönlüm aşmasından yana)

Ancak seçim sonrasında özellikle muhalefet partilerinde çok ciddi bir kaynama olacaktır. Muhalefet partileri genç nesilleri etkileyebilecek Demirtaş ekolünde yeni lider arayışlarına gireceklerdir diye düşünüyorum.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2018, 16:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner8

banner7