KHK'larla ilgili Bir açıklama da HDP'den geldi!

Cumhurbaşkanı Recep tayyip Erdoğan'ın kararı ile yayınlanan Kanun hükmünde kararname gereğince çok sayıda memur görevden alındı, kurumda kapatıldı.

KHK'larla ilgili Bir açıklama da HDP'den geldi!

Bunlar arasında Kürt dil ve kültürüne hizmet eden kurumlar, medya organları da var. Bunun üzerine HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli bir açıklama yaptı.

 

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

 

Olağanüstü Hal kapsamında 701 sayılı son Kanun Hükmünde Kararname ile çeşitli kurumlarda görev yapan 18 bin 632 personel kamudan ihraç edildi; Özgürlükçü Demokrasi, Welat, Halkın Nabzı gazeteleri ve 12 dernek kapatıldı. Ayrıca Mersin, Van, Bitlis, Mardin ve Şanlıurfa’dan Eğitim Sen üyeleri ve Bitlis’ten SES üyeleri ihraç edildi.

Son KHK ile barış akademisyenleri de ihraç edildi. Böylece bugüne kadar “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisine imza atan ve ihraç edilen akademisyen sayısı 404’e yükseldi.

İhraç edilenler "terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin mili güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmakla" suçlandı. Ama ortada ne bir mahkeme hükmü ne de bir belge var.

Binlerce kamu çalışanının ihraç kararını artık olmayan bir Bakanlar Kurulu’nun seçim öncesinde, 4 Haziran’da hazırladığı, ancak beklettiği anlaşıldı. İktidarın kendi yanında veya yakınında hissetmediği bütün kamu personelini tasfiye operasyonu bu kararname ile sürdürüldü.

Eski Türkiye’nin derin ittifaklarına, egemenlik ve güç ilişkilerine ve dengelerine dayanarak inşa edilen sözde yeni dönemin ilk adımının ihraçlarla ve ODTÜ’lü öğrencilere gözaltı ve tutuklamalarla atılması sürpriz değildir.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın partisine ve gölgesine sığınmayanlarla, kendisine biat etmeyenlerle hesaplaşması bitmiyor. İktidarları boyunca adım adım ördükleri ve son seçimle meşruiyet değil ama yasallıkkazandırdıkları rejimin operasyonları bu zihniyet doğrultusunda sürdürülecektir. OHAL’i gerektirmeyecek yasal düzenlemeleri yaptıktan, yasal zeminde OHAL’i devam ettirecek önlemleri aldıktan sonra OHAL’in kaldırılması tartışmaları ve ifadeleri tamamen bir görüntüden ibarettir.

Türkiye, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, işleyen denge-denetim mekanizmaları, kuvvetler ayrılığı gibi hiçbir demokratik ilke ve işleyişle ilgisinin kalmadığı bir döneme girmiştir.

Bu bağlamda demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi her zamankinden daha büyük bir ihtiyaçtır. Bu yönde düşünenler ve mücadele kararlılığında olanlar, iktidar koalisyonunun algı operasyonlarına teslim olmadan yan yana gelmeli ve birlikte demokrasi mücadelesinde yol almalıdır.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2018, 16:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
esenler escort taksim escort fındıkzade escort şile escort anadolu yakası escort bağcılar escort beyoğlu escort küçükçekmece escort sultanbeyli escort sultanbeyli escort sultangazi escort güneşli escort kayaşehir escort ataşehir escort kartal escort nevşehir escort antalya escort beylikduzu escort istanbul escort esenyurt escort beylikdüzü escort avc˝lar escort sirinevler escort avcılar escort avcılar escort bahceşehir fındıkzade escort eskişehir escort eskişehir escort kocaeli-escort kocaeli-escort izmit-escort kocaeli escort malatya escort porno porno izle amatör porno hd sikiş türk porno liseli porno brazzers porno Kayseri escort kayseri escort türk ifşa twitter