Dede: Çözüm Sürecinin Bitmesinde HDP'nin Sorumluluğu Var

Geçtiğimiz ay yapılan olağan kongre ile seçilen yeni HDP Van İl Örgütü, Basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Dede: Çözüm Sürecinin Bitmesinde HDP'nin Sorumluluğu Var

Van Haber- 28  Ekim 2017 tarihinde düzenlenen Olağan Kongre ile göreve seçilen HDP Van İl Yönetimi Van’da faaliyet yürüten ulusal ve yerel basının temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi.

Kahvaltıya HDP Van İl Eş Başkanları Yadişen Karabulak, Ümit Dede, HDP PM Üyeleri Zelal Yerlikaya, Özgür Zeydanoğlu, DBP PM Üyesi Şehzade Kurt,  Kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Meclis Grup Başkanı Cahit Bozbay, HDP İl Yöneticileri ve basın mensupları katıldı.

‘’Çözüm Sürecinin Bitmesinde HDP’nin Sorumluluğu Var’’

Halkların Demokratik Partisi Van İl Eş Başkanlığına yeni seçilen Avukat Ümit Dede, Çözüm sürecinin bitmesi noktasında HDP’nin sorumluluğunun olduğu ve bu konuda özeleştiri yapması gerektiğini söyledi.

HDP İl Eş Başkanı Ümit Dede, ‘’ Türkiye’nin temel sorunu Kürt sorunudur. Çünkü Kürt sorunu demokratikleşme, ekonomi, kalkınma ile alakalı ve 2000’li yıllarda nispeten bunu yaşadık. 2013 yılında Sayın Öcalan’ın tarafları çatışmasızlığa çağıran açıklamaları neticesinde 2 yıl boyunca barış umutlarının en fazla yükseldiği ve demokratik siyasetin en fazla geliştiği dönem olarak hafızalarda yer aldı. Ancak 2015 yılında halkta en fazla umut doğuran Dolmabahçe mutabakatının ertesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe yok, müzakere yok demesiyle birlikte başlayan süreçte, büyük barış ve demokrasi umudunu kaybettik ve buna sahip çıktık. HDP’nin de bunda sorumluluğu var ve özeleştiri vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Barışın ağlarını çok daha güçlü biçimde örmeliydi. Biz barış sürecinde çeşitli provokasyonların olabileceğini biliyorduk. Örneğin Tendürek’te Ağrı halkı provokasyonu engelledi ve orada Ağrı halkının gösterdiği refleksi tüm provokasyonlara karşı göstermeliydik. Bu dönemin kapanması, çatışmalı sürece girilmesi yaşadığımız 2015 - 2017 döneminde barışa ne kadar ihtiyacımız olduğunu net bir biçimde gördük. Ancak Sayın Öcalan ‘Sonuç alınmazsa çok büyük bir şiddetin geleceğini’ söylemişti. Barışın sonuç vermemesi durumunda darbelerin başlayacağı yönünde tespiti vardı. İşte bunu da yaşadık, yaşıyoruz. Kürt halkı bu çatışmalardan en fazla etkilenen kesim oldu’’ dedi.

‘’Ülkede Hayat Durdurulmuş Durumda’’

Türkiye’de 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında başlatılan ve halen devam eden Ohal ile birlikte Ülke’de hayatın durdurulduğunu dile getiren HDP İl Eş Başkanı Ümit Dede, ‘’ 15 Temmuz darbe girişimi yakın tarihe damga vurdu. Darbeler sürecine girdik, halka OHAL devam ediyor,  OHAL’i bile aşan yöntemlere başvurulması hala bir darbe gelişme ihtimalinden endişe edildiğini gösteriyor. Darbeyi engellemek adına ülkede hayat durdurulmuş durumda.  Ülkenin tüm sorunları beka kelimesi etrafında örülüyor, nedir beka? Söz edilen ülkenin bekası mı, mevcut siyasal iktidarın bekası mı? Ülke her şekilde her yönüyle dağılma, tükenme kendini bitirme riskiyle karşı karşıyadır. Bu ülkeyi 15 yıldır kim yönetiyor. Eğer devlet bir beka sorunu ile karşı karşıysa bunun sorumlusu hükümettir. Bunun bedelini HDP ye, bileşenlerine ödettiriyorlar, sanki ülkeyi 15 yıldır yöneten biziz, beka sorunu yaratan biziz gibi. Eş Başkanlarımız, milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız tutuklu, Binlerce çalışanımız tutuklandı. 5 Haziran 2015 tarihinde Amed’e düzenlenen bombalı saldırı, Antep, Suruç, Ankara da IŞİD eliyle toplumsal muhalefete yönelik saldırılar var. Bizde bunlara maruz kaldık. IŞİD’in yaptığı  saldırılar toplumsal muhalefet sokağa çıkamaz hale getirildikten sonra bıçak gibi kesildi. Siyasi iktidarın aldığı kararlar hukuk adı altında uygulamalar ve IŞİD eliyle yapılan saldırılar ile muhalefet engellendi. Buna rağmen biz ayakta kaldık’’ dedi.

‘’Vanlılar Zor Durumda’’

Van genelinde gün geçtikçe işsizliğin artması ve mevcut sorunların çözüm bulmadığını söyleyen Dede, ‘’Van’da 6 yıl önce yaşanan depremin yaraları sarılmadı. Çözüm olarak geliştirilen TOKİ’nin yarattığı sorunlar ortada. İlimizde ülkemizin ortalamasının üstünde bir işsizlik söz konusu.  Depremden kalan vergi borçları tüm çabalara rağmen sadece ertelendi. Orta ve Büyük ölçekli esnafımız, işletmeler zor bir döneme girecek ve birçok işletme kapanmak zorunda kalırsa, işsizlik daha da büyüyecek. Bu sorunlar Türkiye ve Ortadoğu’da ki gelişmelerden bağımsız değil. OHAL ile birlikte birçok hukuksuzluğunun yanında 12 belediyemize kayyumlar atandı. Merkezden yönetilen Vali ve Kaymakam eliyle yönetiliyor, binlerce kamu emekçisi ihraç edildi. Ki bu uygulamalar hukuka aykırı, yüzlerce gazeteci tutuklu, basın yayın kurumları kapatıldı. Edremit Kayyumunun propagandaya dönüştürdüğü Kültür Merkezi gaspedilen Van TV binasını kültür merkezi yaptı. Kültür merkezlerini ihtiyaç var ama ilimizin hatta bölgemizin en büyük yayın kuruluşunun kapısına kilit vuruluyor. Bu asla kabul edilecek bir durum değil. Bu tutumu kınıyoruz. Bu koşullar altında siz basın emekçilerinin işi hiç kolay değil. Bizim için siyaset yapmak ne kadar zorsa bu koşullarda gazetecilerin de şartları ağır. Yerel basını takip ettiğimiz kadarıyla kayyum atanan kişilerin yaptıklarının bu kadar yer verilmesi, övülmesi, abartılması söz konusu. Bu doğru değildir, prim vermemek gerekir’’ şeklinde konuştu.

‘’Yerel Seçimlerin Kaldırılması Yanlıştır’’

Yerel Seçimlerin kaldırılması ile ilgili görüşlerini dile getiren HDP İl Eş Başkanı Ümit Dede, ‘’Vali ile Cumhurbaşkanın görüşmesi basına yansıdı ve belediye seçimlerinin kaldırılması dahi gündeme geldi. Biz yerinden yönetimlerin güçlendirilmesi ile yetkilerin geliştirilmesini konuşurken diğer taraftan Cumhurbaşkanı yerel seçimleri kaldırmayı düşünüyor ve bunun yerine atama yapmak istemiyor. İşte basın tarafından kayyumların övgü ile işlenmesi mevcut planın hayat bulması ve akıl dışılık yapılarak yasalarla bir değişiklikle belediye başkanlarının merkezden ataması gerçekleşebilir. Kayyumların yaptığı bir iş yok ve zaten kalıcı bir durum yaratılmaması lazım. Halkın iradesine yönelik bu gaspın prim bulmaması lazım. Yapılmayanların da ortaya konulması lazım, Siz basın emekçilerinden de bunu rica ediyoruz’’ dedi.

‘’Sayın Öcalan İle Temas Sağlanması Ülkenin Faydasınadır’’

Son dönemlerde Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve görüş yasağına da değinen Dede, ‘’Sayın Öcalan’ın toplumla temas ettiği her görüşme bu ülkenin faydasına oldu. Sayın Öcalan görüşmeleri ile asla ülkenin zararına bir durum yaratmadı. AKP‘nin yeni dönemde Sayın Öcalan ile temas sağlaması ülkenin menfaatine olacaktır. Geçen 10 yıllık süreçte devletin ve AKP’nin uyguladığı politikalar acizliği gösteriyorlar… Sayın Öcalan ile siyaset konusunda yarışamıyorlar. Sayın Öcalan’ın toplumda büyük bir karşılığı var. Siz ise bunu ortadan kaldırıyorsanız zayıfsınız ve Abdullah Öcalan ile siyaset yürütecek düzeyde değilsiniz. Oysa devletin cesaret göstermesi gerekiyor. Şahsım ve partim adına söylüyorum… Sayın Öcalan üzerinde ki tecridin kaldırılması devletin de menfaatinedir ve özellikle halkın yararınadır. Türkiye geçmiş yıllarda Kürt sorununun çözseydi bugün Ortadoğu’ya dahli farklı olacaktı. Bu anlamda Türkiye bölgesel güç olma şansını Sayın Öcalan ‘Birlikte yapalım’ diyerek verdi ancak bir şekilde devlet içinden bir refklesle bunun önü kesildi. Bu anlamda kendi başkanlığını garanti altına almak istese de Sayın Öcalan ile görüşmek her zaman toplumun faydasınadır’’ şeklinde konuştu.

Kadınlara 25 Kasım Çağrısı

Dede’nin ardından söz alan İl Eş Başkanı Yadişen Karabulak ise, son 2.5 yıllık süreçte mevcut iktidarın özellikle kadınlara yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Halkın oylarıyla seçilen 28 kadın eş başkanının hala cezaevinde olduğunu hatırlatan Karabulak, “Kayyumların ilk iş olarak kadın sığınma evlerini ve kadın emek pazarını kapatması hükümetin kadın mücadelesine yönelik öfkesinin bir sonucudur. Tüm bu saldırılara karşı inatla kadın mücadelesini daha da yükselteceğiz. Kadın Meclislerimizi oluşturma yönündeki tüm çalışmalarımız sürüyor, 25 Kasım’da Van kentimizde büyük bir kadın mitingi düzenleyeceğiz. Kadın mücadelesine yönelik şiddet politikalarını direncimiz ve mücadelemizle boşa çıkaracağız” diye konuştu.

‘’Şuan Kayyumlar kaç kişiyi ne şekilde işe almış’’

HDP Basın Toplantısında Konuşan Cahit Bozbey ise, ‘’Bugün 17 KASIM darbesi ile meşru yönetime el konulmasının, Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının yıl dönümü. Aslında Ortadoğu’da ki son gelişmeler ile Türkiye’de yürüyen eş güdümlü politikaların bir sonucu olarak kayyumlar ortaya çıktı. Bazı şeylerin ayak sesleri önceden çok gelir, son 1 yıldır daha doğrusu çözüm sürecinin bitmesiyle belediyelere kayyum hazırlığı yapıldığını hepimiz biliyoruz. Tamamen bir politika çerçevesinde bu durum gelişti. Bu süreç boyunca sürekli gönderilen müffettişler eliyel bir şeyler çıkarabilir miyiz düşüncesiyle hareket edildi. Bize iş makinesi bile satılamıyordu. Bütün bunları aslında bir politikanın ürünü olarak görebiliyorduk. 12 Eş Başkanımızın yerine kayyum atanmasıyla yerel yönetimler süreci sonlandırıldı. Bu kentin Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanının yargılandığı davalara Van basını neden gelmedi? İddianamede neyle suçlanıyor bu bile merak edilmedi. Oysa kayyumun boyası ve badanası ile herşey çözüldü diyen bir yerel basın görüyoruz. Bu kente hizmet eden bir anlayış değil. Kayyum yönetimiyle birlikte 1000’in üzerinde belediye emekçisinin işine son verildi ve mağdur edildi. Mağdur edilirken ellerine verilen bir kağıtla’ Göreviniz başında bulunmanız sakıncalıdır’ denildi. 20-25 yıllık memurlar kapının önüne konuldu. Kayyumlar göreve gelir gelmez ‘DBP’li belediyeler çok fazla kişiyi istihdam ediyor’ diyordu. Peki, şu anda kayyumlar kaç kişi işe almış ve hangi yöntemlerle işe almış’’dedi.

‘’Belediyelerin Taşınmazları Satılıyor’’

Bozbey’’7 yıllık DBP döneminde bu kentin tek metrekare taşınmazı satılmadı ama kayyum 1 senede bu halkın, sakinlerinin malını mülkünü haraç mezat satıyor. Galericiler sitesi 16 milyon TL’ye satıldı. 100 milyon TL değerinde bir fiyatı var.  Burada kamu zararı var dedim, benim hakkımda soruşturma açıldı. Büyük emeklerle Bekir Kaya ve ekibinin Van’a kazandırdığı otopark satıldı. Batan geminin malları gibi gerçekten utanç verici bir şekilde billboardlarda satış ilanları verildi. Satılan bu kentin geleceğidir. Kayyumun gelmesi ile birlikte sosyal politikalar bir bütünen sonlandırıldı. Köylere götürülen hizmetler, tarım ve hayvancılığın kalkınması için verilen desteklerin hepsi kesildi ve her gün yeni kredilerle bütün belediyeler borçlandırıldı. Şu anda çalışanların maaşları bile ödenmiyor. Yine değerli arkadaşlar Van’ın çok gündeminde çevre yolu var. Bu konuda tek engel DBP’li belediyeler diyorlardı ve 1 yıldır DBP’li belediye olmadığı halde çevre yolu neden yok. Biz çevre yoluna hiçbir zaman karşı gelmedik ve değiliz. Biz şunu söyledik. Türkiye’nin tamamında çevre yolları kamulaştırma ile açılır.  Halkın parasını ödeyin, yapın dedik. Bizi engellemekle suçladılar. Bunun her dönem seçim malzemesi yapıldığını net bir biçimde görüyoruz. 2019 da Van halkına çevre yolu yapacağız diyerek halktan oy isteyecekler’’ şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2018, 16:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER