Botan; Böyle Bir Sevda İstemiyoruz!

Van’da HDP Milletvekilleri tarafından gerçekleştirilen Vicdan ve Adalet Nöbeti bugün yapılan basın açıklaması ile son buldu.

Botan; Böyle Bir Sevda İstemiyoruz!

Van Ekspres - Halkların Demokratik Partisi Milletvekilleri tarafından Diyarbakır’da starta verilen Vicdan ve Adalet Nöbetinin Van ayağı bugün yapılan basın açıklamasıyla son buldu.

HDP Van Milletvekili Lezgin Botan 7 günlük Vicdan ve Adalet Nöbetini Van ekspres’e Değerlendirdi

Lezgin Botan, Bütün engellemelere rağmen Van’da gerçekleştirdiğimiz Adalet ve Vicdan nöbetine ilginin büyük olduğunu söyledi.  

Botan, Halkı geri göndermek adına vekiller ziyaretçi kabul etmiyor diye söylemler rağmen, Van’daki STK’lar,  bazı siyasi parti temsilcileri Adalet ve vicdan sahipleri, anneler, gençler, kanaat önderleri bizleri sahiplenip Adalet ve Vicdan nöbetine ziyarette bulundular.

Nöbette içerde insanlar varken dışarıda o sıcakta bekleyen insanlar alana alınmadı.  Böylede haksız akıllara ziyan bir uygulama ile karşı karşıya kaldık. Zaten barikatlarla sarılmış biz burada bir mitingde yapmıyoruz. Bu eylem milletvekilleri merkezli bir eylem aynı zamanda biz kamuoyuna bir mesaj vermek için buraya toplandık.

Biz Türkiye’de gerçekten darbenin sertleşerek derinleşerek sürdüğünü ve Kürdistan’da da olağan üstü halin ötesinde bir sıkı yönetim, askeri ve polis vesayetine terk edildiğini, insanların çok rahat evlerinde infaz edildiklerini, sokaklarda işkenceye uğradıklarını hukuka adalete erişmenin artık nerdeyse imkansız hale geldiğini, savcı ve hakimlerin bile nerdeyse bir asker veya bir polis gibi hareket ettiği bir süreçten geçiyoruz.

Bölge halkına karşı adeta bir savaş var ve bu savaş’ın haline getirilmiş bütün kolluk ve diğer tüm devlet kurumları herkes bir militarist misyon yüklenmiş adeta, dolayısıyla bunu görünür hale getirmek işte şuan içinde bulunduğumuz kafes aslında Türkiye’de zulmün geldiği ve olağanüstü halin sıkı yönetimin sokaklara bile tecrit’in nasıl yansıdığının resmidir.

BÖYLE BİR SEVDA İSTEMİYORUZ!

Tam karşımızda billboarda sayın Tayyip Erdoğan’ın Ak Sevda yazısı var. Ak sevda demek buymuş 5’li barikat kuşatmasıymış, binlerce polis ve zırhlı araçmış, batsın böyle bir sevda, böyle bir sevda istemiyoruz. Bizim sevdamız herkesin barış ve kardeşlik içerisinde adalet’e erişebildiği, eşitçe yaşayabildiği, emeği ve onuruyla geçinebildiği bir ülke inşasıdır.

Van’da 375 Bin oy almış 7 milletvekili çıkarmış 13 Belediye almış bir siyasi parti burada halk ile buluşmasın diye akıllara ziyan önlemler alınmış, şimdi bunu görmesi gereken yandaş medya ahlaksızca yok 35 kişi toplandı manşetler atıyorlar. Zaten nöbet Milletvekili ağırlıklı bir programdır.

ZİHİNLERE BARIKAT KURAMAZSINIZ

Birileri şunu sorsun madem biz burada 11 kişiyiz veya 35 kişiyiz bu barikatları kime karşı koruyorsunuz. Siz bu barikatları buraya kurabilirsiniz ama zihinlere yüreklere kuramazsınız. Van Halkı ile aramızda bu barikatların bir hükmü yoktur. Bu barikatlar sadece devletin ne kadar aciz ve çaresiz olduğunu gösteriyor. Devletin Kürdistan ve Van’da ne kadar yalnızlaştığını gösteriyor. Akp’nin nasıl dibe vurduğunun bir resmidir.

AKP’nin iddiası ülkeye özgürlük getirmekti şimdi sokaklar barikatlarla doldu. Hakkari’den Diyarbakır’a kadar fiziki barikatlar, askeri ve polis barikatları var. Yargıda bile barikat var. İnsanlar hukuka erişemiyor. Dolayısıyla burada yalnızlaşan HDP değil bu barikatlarla yalnızlığını itiraf eden, ibraz ve teyit eden devletin taa kendisidir. AKP’nin ve saray iktidarının tek adam iktidarının itirafıdır.

SESİMİZİ YETERİNCE DUYURAMIYORUZ!

Ana akım medya hiçbir şekilde bizi görmezden geliyor. Ancak Polis’in ve Akp’nin hakkımızda öngörmüş olduğu kara propaganda, psikolojik propaganda, özel harbin propagandası karalamanın dışında bişi yok. Vicdanlı, Tarafsız basın zaten susturulmuş, sosyal medya üzerinden ulaşabildiğimiz kadar ulaşabiliyoruz.

CNNTÜRK’e TEPKİ

Önceki Gün CNNTürk’de bizler tartışılıyoruz. Bizler hedef gösteriliyor, aşağılanıyoruz. Ama bizim söz hakkımız yok, bu nasıl bir demokrasi, siz bir insanı idama bile görürsünüz ama o insana son sözünü sorarsınız. Bizi idam sehpasına çıkardınız bari son sözümüzü verin. Bu kadar vicdansız, ahlaksızlaşan ana akım ve yandaş medya gerçekliği var. Şirin Payzin gibi demokrat libaral geçinenler kardeşim biz yoksak bizim hakkımızda söz söyletmeyin.

BİZ KENDİMİZE GÜVENİYORUZ

Cesaretiniz varsa hodri meydan bizi çıkarın ekranlara kimin bize yönelik ne eleştirisi, derdi ve meramı varsa ortaya döker kendimizi ifade ederiz. Topluma karşı bir özeleştiri ihtiyacı varsa onu da veririz.

Sosyal medyada paylaşım yapan Twit atanlara karşı kendilerini eleştiriye kapatan kendisini her şeyin üzerine koyan ve kendisini mutlak tartışılmaz kılan bizler değil saraydaki zati muhteremdir.

Biz her yerde eleştiriliyoruz. Bari hiç değilse basın medya ilkeleri gereği tartışılıyorsa bizi tartışıyorsanız programlarınızda eğer saraya yağcılık değilse derdiniz bizimde söz hakkımız var. bizden biri canlı yayına alınmazsa bile telefon bağlantısıyla hakkımızdaki iddialara cevap vermeye hazırız.

Şuan da sosyal medya üzerinden kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Her şeyde televizyonlardan ibaret değil, Van Halkı şuan bu rezaleti görüyor. Dost da olsa düşmanda AKP veya MHP’ye de oy vermiş olsalar bile herkes devletin içine düşmüş olduğu durumu görüyor.

BAYRAK KADAR KUTSAL DEĞER YOK

Bakın bayrak kadar kutsal bir değer yok, her halkın bayrağı kendisi için kutsaldır. Bizim bayrakla bir sorunumuz yok, ama şuan Van’da 15 Temmuz dolayısıyla tam bir bayrak fetişizmi yaşanıyor.  Bayrak itibarsızlaştırılıyor aslında, bayrak madem ortak bir değer İstanbul sokaklarında var mı böyle bayrak asmalar, bir etkinlik olur asılır bir gün sonra indirilir, Van’da tüm sokaklarda tepemizde bayraklar ve billboardlarda ise reis var. bayrakları kimin gözüne sokuyorsunuz. Akp veya Devlet Psikolojik olarak kendini ispatlama ihtiyacında olabilir. Kendini bu şekilde rahatlatıyor olabilir. Zorbalık veya bayrak üzerinden, barikat ve tecrit yöntemleriyle kendini kanıtlama ihtiyacı doyabilir. Güçlü devlet kendini bu şekilde görünür kılmaz, Demokrasi ile ifade özgürlüğü, basın üzerinden baskıları kaldırarak, Medya özgürlüğü, hukukun adaletin herkes için erişilir kılar, herkes için tarafsız yargı ile kendini güçlü ve görünür kılabilir.

Bu kadar asker, polis, panzer ve barikatlar sokaklarda fuul bayraklar, bu bayrağa eğer bu kadar saygıları varsa bu kadar itibarsızlaştırmaya ve psikolojik baskı aracına dönüştürmeye gerek yok. Bayrağı kimin gözüne sokuyorsun eğer bu devlet kürdün de devletiyse bu bayrak da bu devletin bayrağıysa o zaman siz kimin gözünü sokuyorsunuz. Bayrak üzerinden hangi mesajı vermeye çalışıyorsunuz. Biz Van milletvekiliyiz bizimle halk arasında neyin barikatını koruyorsunuz. Bu kaygı korku neyin nesidir.

BARIKATLARI KALDIRIN HALK BİZE GEREKEN CEVABI VERSİN

Biz haksızsak kaldırın barikatları sokaklarda halk bizi dövsün Emniyet, Vali, Akp bürokratları bizi savunmasın. İnsanların bize söyleyeceği her söz başımızın gözümüz üstüne, bize bir ödüldür.

Biz halkımızın iradesini temsilen siyaset yapıyoruz. Siyaset, Ekonomi, siyasi problemlerini, çözme aracı olarak bu oy verilmiş bizlere, biz bu oyun ne kadar kıymetli ve değerli olduğunun farkındayız.

  Halkımızla yüzleşmeye tartışmaya varız. Dolayısıyla bu barikatlar şuan biz ile halk arasında kurulan barikatlardır. Devletin acizliğini, projesizliğini, çözümsüzlüğünü gösteriyor.  AKP’nin nasıl dibe vurduğunu, 2002’den beri dinlendirdikleri demokrasi, vesayet, darbe karşıtlığı, halkların toplumsal barışı, iç, dış barış,  Kürtler, Aleviler hakkı vs… sözünün aslında nasıl derin devlet tarafından kendisine yedirildiğinin ispatıdır.

KENAN EVREN DÖNEMİ BÖYLE DEĞİLDİ

Faşizm ile mücadele edilir. Biz şimdi faşizm, diktatörlük, darbe ile mücadele ediyoruz. Kenan evren döneminde bile bu tür manzaralar şehir merkezlerinde yoktu. Dünya alem bu durumu şuan ibretle izliyor. Bir siyasi partinin milletvekilleri halk ile buluşmasını sokakları kapatarak zindan ederek, bizim halka mesajımızın ulaştırılmasını engelleyerek dünyaya rezil oluyorlar. Darbenin derinleşerek doğrudan doğruya halkı ve demokratik siyaseti demokratik muhalefeti esas aldığını ifade edebilirim.

 

Gazetecilerin tutuklaması ve susturulmasının anlamı şudur; bu doğrudan doğruya halka saldırıdır. Çünkü halkın doğru haber alma hakkını ortadan kaldırıp yandaş medya ile halkı istediği şekilde hitler Almanyasında olduğu gibi halkı angaje etme şartlandırma ve baskı altına almadır.

Akp’nin bütün uygulamaları doğrudan doğuya halkı hedef almıştır ve halk karşıtıdır.

BOTAN’DAN ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Zor günlerden geçiyoruz.  Mağdur edilen sadece Kürtler, demokrat, Müslümanlar, temiz dürüst müminler değil,  hepimiz mağduruz. Hepimiz bu ülkede güç birliği yaparsak kol kola omuz omuza verirsek bu zorbalığı geriletebiliriz.

Demokratik bir ülkeyi hep birlikte inşa etmek her zamandan daha da yakınız ve daha da güçlüyüz.
Bu barikatlar bizim gücümüzün bir ispatı ve kanıtıdır. Dolayısıyla halkımız hiç moralini yitirmesin, Bu vicdan ve adalet etkinliğimiz bundan sonra İzmir’de de devam edecek, ardından etkinliklerimiz mücadelemiz her alanda içerde, dışarıda, salonda, meydanlarda ve mecliste faşizme ve zorbalığa karşı mitinglerimiz, konferanslarımız ile devam edecek.

 

16 NİSANDA SEÇİM HALK KAZANMIŞTIR

Sivil darbe ve vesayete karşı bunun en önemli ispatı 16 Nisan referandumu,  16 Nisan Referandumunda dünya alem biliyor orada hırsızlık yapıldı. Bunu en iyi bilende Akp parti genel başkanıdır.  Seçimi halk kazanmıştır. Barışı ve adaleti savunanlar kazanmıştır. Bunu da kimse unutmasın mutlaka kazanacağız bu ülke hepimizin kimsenin babasının çiftliği değildir.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2018, 16:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER